Biraz saygı, zor mu bu kadar?

11 Ayın Sultanı Ramazan Ayı’nı yarıladık ama maalesef bu mübarek ayın manevi atmosferini layıkıyla yaşayamıyoruz. Hiç şüphesiz bunun birçok nedeni var. Ancak bu atmosferi derinden yaralayan bir tablo var.
Gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum. İnsanlar nasıl bu kadar umarsızlaşabildi? Ya da bu kadar saygısızlaşabildi. Elbetteki oruç tutup tutmamak, herkesin kendi kulluk bilinci içerisinde en doğal hakkıdır. Oruç tutmayana ‘tutacaksın’ deme zorbalığına, en başta dinimiz İslam izin vermiyor.
Kaldı ki, tutmayanın, oruç tutmasını imkansız kılan sağlık sorunları da söz konusu olabilir, yani sana bana söylemek zorunda olmadığı, oruç tutmayı emreden Yaradan’ın bizzat ‘TUTMAYABİLİRSİN’ dediği bir mazereti olabilir. Dolayısıyla kapısı açık lokanta, pastane veya kafeye de ihtiyaç olduğu gibi, içerde yemeğini yiyene de çayını içene de yan gözle bakmaya kimsenin hakkı yoktur. Buraya kadar tamam.
Peki, insanların büyük bir bölümünün 17-18 saat aç susuz kaldığı şu mübarek ayda,  lokantasının önüne masa atana, ya da, içerde yemeğini yemek yerine, dışarıdaki masaya çilingir sofrasını kurduran, kebapları afiyetle yiyen, yetmedi sigarasını yakıp, dumanıyla helezonlar çizenlere ne demeli? Bunu sadece İslam’la değil, ne insanlıkla ne de insaf ile bağdaştırmak mümkün değil kanımca.
Mesele sadece oruçlunun ‘aç’ veya ‘susamış’ olması değil elbetteki, saatlerce boğazından bir lokma yemek girmeyen, bir oruçlunun karşısında yemek yemek, lıkır lıkır su içmek, oruçlunun orucunu zorlaştırır. Ama asıl mesele şudur, Müslüman olduğunu iddia eden birisinin, yanından geçen yüzlerce oruçluyu yok sayarak, içerde yemek yeme anlayış ve nezaketi göstermemesidir.
Sahi bu kadar mı bencilleştik, topluma karşı, inanca karşı, tanıdığımız-tanımadığımız insanlara karşı bu kadar mı saygısızlaştık. Hep demez miydi büyüklerimiz: Eskiden bir Ermeni, Yahudi veya Yezidi  komşumuz vardı. Müslüman değildi ama ‘Ramazan’da yemek yediğini hiç görmedik’ diye. Günümüz Müslümanı en azından bu duruşu da mı gösteremiyor. Yemek gibi, su gibi temel ihtiyaçlar tamam da, yolda dondurma yalaya yalaya gitmek de ne demek, elde sigara ile yoldan geçenlerin üzerine duman üfleye üfleye yürümek  de ne demek.
Lütfen biraz dikkat edelim. Oruç tutmamaya hakkın olabilir ama Ramazan’ın ruhuna üflemeye hakkın yok. Sahili olmayan, turisti olmayan güzelim Çerkezköy’de, bırakın da Ramazan Ayı’nı manevi atmosferiyle idrak etsin Müslümanlar. Bu en azından insanlığının gereğidir.

 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Muhsin ırmak
Muhsin ırmak - 3 yıl Önce

Tutmayana tut deme kılmaya na kıl deme tamamda biz muslumaniz Dinimiz islam eğer ki bunlarda islam ve Müslüman ise tutacak dinde.zorlama kafire yoktur ee Tutmayan lara sor muslumaniz diyorlar işinde kolayı bulmuşlar herkesin ibadeti kendini ....... yapmasın lar bari şimdi bunlar bayram sabahında en önde camiye gelmiyorlarmi arkadaş sanki bana sovuyorlar

Esra Büyükikiz Toğa
Esra Büyükikiz Toğa - 3 yıl Önce

Öncelikle herkesin müslüman olduğunu nerden çıkarıyorsunuz? Emin olun bugün oruç tutmayan bir çok insan sözde gösteriş için oruç tutanlardan çok daha İnsan.
Oruca sadece açlık olarak bakanların vay haline. Nefsinize sahip çıkın. Dilinizi tutun, kimseyi yargılamayın.
Bu kadar baskı altında insanları inandıklarından bile soğutuyorsunuz.

Orucu Tutamayan...
Orucu Tutamayan... - 3 yıl Önce

faN Orucu tutamayanlar tutmayanlardanşikayet ederler.. Oruç tutuyoruz ama hiç acıkmayalım günümüz rahat geçsin istiyoruz farkında mıyız?

Misafir
Misafir - 3 yıl Önce

Bu sadece ramazan-ı şerif ile ilgili bir durum değil, alan var - alamayan var, yiyen var - yiyemeyen var. Herzaman uluorta yemek yemekten ve içmekten sakınmamızı gerektirir bizim ahlakımız..

banner265

banner479

banner306

banner493