banner507

Koçak, güven tazeledi

Türk Metal Sendikası Çerkezköy Şubesi 12. Olağan Kongresini gerçekleştirdi. Büyük bir katılımın sağlandığı ve kongrede mevcut başkan Murat Koçak, tek liste girdiği seçimde güven tazeleyerek yeniden başkan seçildi.

Koçak, güven tazeledi
banner301

Çerkezköy Bakış - Kapaklı’daki Hawthorn Otel’de düzenlenen Genel Kurula, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başbakanı Kadir Albayrak, CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, Kapaklı Belediye Başkanı İrfan Mandalı, Çerkezköy Belediye Başkan Yardımcısı Enver Bayram, AK Parti Çerkezköy İlçe Başkanı Abdullah Öğe, MHP Çerkezköy İlçe Başkanı Ahmet Aydeniz, Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, Büyük Birlik Partisi Kapaklı İlçe Başkanı Fatih Diler, Türk Metal Sendikası Çerkezköy Şube Başkanı Murat Koçak, fabrika müdürleri, STK Temsilcileri ve delegeler katıldı.
“55 YILLIK ULU ÇINAR’IN BÜYÜK BİR DALIYIZ”
İlk olarak açılış konuşmasını  yapan Şube Başkanı Koçak, “Türk Metal Sendikası Çerkezköy Şubesi olarak, bu 55 yıllık Ulu Çınar’ın büyük bir dalıyız. Sizlerle birlikte soğuk demeden, ayaz demeden, yağmur, kar demeden, yorgunluk nedir bilmeden o çelik ruhlarımızla hep bir arada olduk. Kimi eylemlerimiz bir gün, kimileri aylar sürdü. Ama hiç bıkmadık, hiç usanmadık. Gücümüzü birbirimizden aldık. Hiçbir vakit ümitsiz kalmadık. Birlikte pek çok başarı elde ettik. Çalıştık, çabaladık. Allah’ın izni ve Genel Başkanımızın desteğiyle çalışmaya da büyümeye de devam edeceğiz.” dedi.
PEK ÇOK İŞE İMZA ATTIK
Pek çok işe imza attıklarını ve atmaya da devam edeceklerini belirten Koçak, “Son genel kurulumuzda bu yana pek çok eyleme, pek çok hizmete, pek çok işe imza attık. Hepsini söylemek mümkün değil ama gururla ifade etmek istediğim bazı sosyal faaliyetlerimiz oldu ki söylemeden geçemeyeceğim. Kurduğumuz tiyatro grubumuz 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde ‘Kahraman Türk Kadınları’ adlı tiyatro oyununu Ankara Büyük Anadolu Otel’de, 18 Mart’ta Çerkezköy Halk Eğitim Merkezi’nde, 22 Mart’ta Kapaklı Anadolu Lisesi’nde, 26 Nisan’da Çerkezköy Kent Konseyi’nde sergilenmiştir.  ‘Metal’in Yıldızları’  isimli folklor ve dans grubumuz, ‘Metal’in Sesi’ müzik grubumuz 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde Çerkezköy Belediye meydanında eşsiz bir performans sergilemiştir. Kendilerine emeklerinden ötürü teşekkür ediyorum.  İşte gerçekleştirdiğimiz onlarca hatta yüzlerce iş ve hizmet sonucunda 2017’de ‘Çerkezköy vizyonu için, Çerkezköy vizyonerleri’ ödülünü aldık. Tüm bunları genel başkanımızın desteği, arkamızda dağ gibi duruşu ve sizlerden aldığımız güçle yaptık. Sağ olun. Bu salonu dolduran bizler, bu ulu çınarın dalıyız, yaprağıyız. Koşulların zorlaştığı bu günlerde, vatanımıza bayrağımıza, alın terimize, sendikamıza, kısacası birbirimize sımsıkı sarılmak zorundayız. Sayın Genel Başkanım, her koşulda bu hak yolunda sizinle beraber olacağız. Sizin de hep söylediğiniz gibi ‘tam bir uyum ve disiplinle’ saflarımızı sıkı tutup yalanlarla değil, vicdanımıza kulak vererek sizin aydınlattığınız yolda daima yanınızda olacağız. Hiçbir zaman yüzünüzü kara çıkartmadan güveninizi ve inancınızı koruyacağız.” diye konuştu.


“KAT ETTİĞİMİZ MESAFE BANA HEP GURUR VERDİ”
Koçak’ın ardından kürsüye gelen ve konuşmasını yapan Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, “Türk Metal Sendikası’na Genel Başkan olduğum 2009 yılından bu yana, yürüdüğümüz yol, kat ettiğimiz mesafe bana hep gurur verdi. Bizden öncekilerden devraldığımız bayrağı çok şükür, elimizden düşürmedik. Bayrağı düşürmek şöyle dursun, kutsal saydığımız bu emaneti en değerli hazinemiz bildik. O hazineyi kem gözlerden korumak, o hazineye uzanan elleri kırmak boynumuzun borcu oldu. Önümüze çıkan bütün tuzakları, birliğimizi bozmak için kurulan bütün kumpasları, Türkiye işçi sınıfı tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma ile aştık. Bir sarmaşık nasıl sarılırsa ağacın gövdesine öyle sarıldık sendikamıza. Bir ana nasıl kucaklarsa evladını, öyle kucaklaştık. Sevginin yolu emekten geçer dedik öyle sevdik birbirimizi öyle tutunduk sendikamıza. Yıllar önce bu işin temelini sizlerle birlikte burada atmıştık. Burası, benim topraklardan çok uzak, ama bana baba ocağı kadar yakındır. 41 derece 17 dakika Kuzey, 28 derece sıfır sıfır dakika Çerkezköy’dür. Selam olsun bu güzel şehrin insanlarına. Dostlarım, Bizim için vatan, kuzeyden güneye, doğudan batıya kadar bu ülkenin her yeridir. Yeter ki üstünde bayrağımız dalgalansın, yeter ki her köşesinde insanlar barış içerisinde, özgür, mutlu ve karnı tok yaşasın. Burası, en güzel günlerimin geçtiği, çocuklarımın büyüdüğü, kendimi her zaman dostlarımın arasında hissettiğim yerdir.  Nereye gidersem gideyim yanımda götürdüğüm, hasretine dayanamayıp, her seferinde geri döndüğüm yuvamdır.” ifadelerini kullandı.
“YÜZYILIN SÖZLEŞMESİ OLDUĞUNU SÖYLEMİŞTİM”
Geçtiğimiz aylarda imzalanan toplu iş sözleşmesine de değinen Kavlak, “Alnımızın akıyla bir toplu sözleşmeyi geride bıraktık. Üzerinden çok zaman geçti ama bu süreci sizlerle konuşma fırsatı bulamadım. Şimdi kısa bir süre için hep birlikte o günlere dönelim. Bu sözleşmenin yüzyılın sözleşmesi olduğunu söylemiştim. Gerçekten de öyle oldu. Hazırlanışı, mücadelesi, imzalanması, açıklanması… neresinden bakarsanız bakın bu sözleşme yüz yılın sözleşmesi sıfatını hak ediyor. Anketler aracılığıyla sizlerin isteklerini öğrendik. Sizin talepleriniz, hayatın gerçekleri ve bilimsel verileri Genel Merkez’de bir potada erittik. Taslağa girecek her satırı sizlere sunduk. Temsilcilerimiz aracılığıyla sizin onayınızı aldık. Taslakta sizin istemediğiniz tek bir virgül dahi yer almadı. Rakamı görünce kesin bir yazım hatası vardır. Virgülü unutmuşlardır diyenler olmuştu. Biz de ‘ne derlerse desinler’ dedik. Yolumuza yürümeye devam ettik. Biz yüzde 38 isterken MESS’in masaya getirdiği sıfır bile moralimizi bozmadı. Aksine,  bizi daha kararlı bir hale getirdi. Kimsenin beklemediğini yaptık.  Gemileri yaktık, geri dönüş yok dedik. Üretimden gelen gücümüzü işyerlerinde hissettirdik. Belki siz farkında değildiniz ama o dönem bütün işverenler beni arıyordu. Çünkü üretim kaybı hepsi için önemli noktalara gelmişti. Hakkımızı alana kadar durmaya niyetimiz yoktu. Bir an bile zaferden şüphem yoktu. Biz istemezsen o çarklar dönmez, bacalar tütmez dedik. Sonunda biz kazandık, biz kazandık! 27 yıl sonra ilk defa bu sözleşmede emekçiler için 2 yeni kazanım elde ettik. Bunlar; sosyal izinler ve tamamlayıcı sağlık sigortasıdır. Tamamlayıcı sağlık sigortasını 2019 toplu sözleşmesinde inşallah eşler için de imzalayacağız. Şunu unutmamak gerekir sendikal mücadele, bağcıyı dövmek değildir. Bizin tek derdimiz; ürettiğimizden kazandırdığımızdan hakça payımızı almaktır. Mücadeleye başlarken ülkemize OHAL vardı. Hainlere karşı Suriye’nin kuzeyinde operasyon varken yaptık. Hep, bizim bir hata yapmamızı bekledirler. Devletle karşı karşıya gelmemizi beklediler. Bu tuzağa düşmedik. Eylemlerimize o kadar üyemiz katıldı. Bir tek üyemiz, güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelmedi. Bir tek çalışan işveren ile karşı karşıya gelmedi. Asıl başarı buradadır.” dedi.
“DİYALOĞA VE SIKINTILARI BİRLİKTE ÜSTLENMEYE HAZIRIZ”
Yaşanan finansal ve küresel zorlukların olduğunu ve bu süreçte işverenlerin de sıkıntıya düşebileceğini belirten Kavlak, “Yalnız Türkiye değil bütün dünya bir ekonomik sarsıntının içerisinde geçiyor. Finansal hareketlerin düzensizliği ile küresel ticaret ve kota savaşları, bu ekonomik sarsıntının ana hatlarını oluşturuyor. Büyümeye, istihdama ve üretime yönelik global sorunlar da işin cabası oluyor. Maalesef yine sıkıntılı günlerden geçiyoruz.  Yaşadığımız finansal ve küresel zorluklardan dolayı sıkıntı içerisine düşen işverenlerimiz olabilir. Eğer işverenler, yaşadıkları sıkıntıdan kurtulmanın yolunu sadece işçi çıkartmak olarak düşünüyorlarsa hiç zahmet edip kafa yormasınlar. Buna izin vermeyiz. Biz Türk Metal olarak nasıl elimizi taşın altına koyuyorsak aynı fedakârlığı muhataplarımızdan da bekliyoruz. Krizlerin aşılması, sorunların giderilmesi için her türlü diyaloğa ve fedakarlığa açık olduğumuzu biz kez daha buradan dile getiriyorum. Diyaloğa ve sıkıntıları birlikte üstlenmeye hazırız yeter ki insanları işinden etmeyin. Eğer sorunları, yalnızca işçi çıkartmak ile çözmeye kalkarsanız sıkıntıya düştüğünüzde de tek başınıza kalırsınız. O zaman ortada ne diyalog kalır, ne de iş barışı. Bizden söylemesi, tercih sizindir.  Yıllardır kıdem tazminatına dokunmayın diyoruz. Kıdem tazminatı bizim kırmızı çizgimizdir. Kızımızın gelinliği, oğlumuzun damatlığıdır diyoruz. Kıyıda köşedeki üç kuruşumuz, hatta kefen paramızdır diyoruz. Ama nafile… Geçtiğimiz günlerde bu konu ile ilgili bir haber yayınlandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın hazırladığı yeni ekonomi programında, kıdem tazminatı ile ilgili bir çalışma olduğu görülüyor. Gördüklerimize ve duyduklarımıza inanmak istemiyoruz. Kapalı kapılar ardında nasıl planlar yapıyorlar. Şu anda kıdem tazminatının tavanı 5 bin 434 lira. Mevcut saat ücreti ile biz bu tavanı yakalıyoruz. Her çalışma yılı için, 30 günün karşılığı olarak bu parayı alıyoruz.  Yeni tasarıya göre, her çalışma yılı için 30 gün yerine 21 günlük tazminat hesaplanacak. O da 3 bin 803 liraya denk geliyor. Yani yıllık kaybımız 1613 lira, bu parayı emekli olmak için çalışmamız gereken asgari 25 yıla vurduğumuzda 40 bin 775 lira yani yüzde 30 kaybımız olacak. Dile kolay. 40 bin 775 lira.

banner287
Yapılan çalışmaya göre çalışanın hak ettiği tazminatı artık işveren değil devlet ve fon ödeyecek. O zaman ne olacak. Bu iş kıdem tazminatı olmaktan çıkacak, bireysel emekliliğe dönüşecek. Ve gelen her siyasi iktidar kendi keyfine göre kural koyacak. Arada kaynayan da bizim kıdem tazminatımız olacak. Yani yırtılan tüfekçi Bekir’in yakası olacak. Bu düzenlemenin adına reform diyorlar, değil arkadaşlar. Herhangi bir şeyin, mevcut durumdan daha iyiye gitmesine reform denir. Şu düzenlemede, mevcut durumdan daha iyi bir taraf var mı? Geçtiğimiz günlerde Türk – İş olarak tüm siyasi partilerimize aynı anda çağrı yaptık. Bu çağrının içeriği biz emekçiler için hayati öneme sahiptir. Belki bu güne kadar imzaladığımız ve imzalayacağımızı toplu sözleşmeler kadar önemlidir. Dedik ki vergi düzeninde adaletli olun. Anayasanın 73. maddesinde söylediği gibi: ‘Herkes kamu giderlerini karşılaşmak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.’  Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınacak diyor. Peki sonuçta öylemi oluyor? Hayır, tam tersi oluyor. Bizim gelirimiz, yıl içerisinde giderek artacağına, giderek azalıyor.” diye konuştu.
Geçtiğimiz günler İstanbul’da başlattıkları yerli üretim kampanyasına da değinen Kavlak, bütün halkı Türk işçisinin ürettiği malı tükenmeye davet etti.


ÇERKEZKÖY’E SOSYAL TESİS YAPILACAK
Yatırımların tüm hızıyla sürdüğünü ve Çerkezköy’e de bir sosyal tesis yapılacağını belirten Kavlak, “Yatırımlarımız tüm hızıyla sürüyor. Nereye bir Türk Metal bayrağı diktiysek oraya bir sosyal tesis kurmak için var gücümüzle çalışıyoruz. İstanbul, Ankara, Eskişehir, Bursa, Ereğli ve nihayet Çerkezköy. Buraya tesislerin en güzelini inşa etmek için TOKİ’nin ihalesine girip, 35 dönüm bir arazi satın aldık. Bunu yanı sıra yine TOKİ’den 4 dönümlük ticari bir araziyi de ihaleyle satın aldık. Bu arazilere ne istediğinizi anketlerle sizlere sorduk. Siz de sosyal tesis istediniz. Satın aldığımız araziye sizin ve ailenizin tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceği, boş zamanlarınızı birlikte gülerek, eğlenerek geçirebileceğiniz bir bina inşa edeceğiz. Bu binanın içinde; spor kompleksi, fitness merkezi, açık ve kapalı yüzme havuzu, aqua park, halı saha, restoran ve en az iki düğün salonu olacak. Ayrıca Çerkezköy ve Çorlu’dan sonra 3. şubemizi de Kapaklı’ya açacağız. Bu size Türk Metal’in armağanı, benim gönül borcumdur.” dedi.
“SENDİKALI OLMAK ÇOK KIYMETLİ”
Sendikalı olmanın çok kıymetli olduğuna değinen CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer ise,  “2012 yılında yeni milletvekili seçildiğim zaman sağ olsun Pevrul Başkan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde beni konuşmacı olarak davet etti. Muhteşem bir heyecan, dayanışma ve coşku vardı. Çok etkilenmiştim ama bugün daha da etkilendim. O günlerden bugünlere, bu gücün, sesin, dayanışmanın coşkunun, heyecanın artarak devam etmesinden dolayı gerçekten mutluyum. İlçemizde, aslında dünyada işçi olmak çok zor elbette ama Türkiye’de biraz daha zor. Özellikle hak, alın teri, emek, iş güvencesi ve güvenliği diyorsanız gerçekten Türkiye’de işiniz biraz daha zor. Elbette bunun aşmanın yolları var. Bir arada durmanın bir ve beraber olmanın dayanışmanın, paylaşmanın, ortak seste ortak paydada toplanmanın çok büyük karşılığı var. Bugün Türk Metal en kalabalık sendikalardan biri. Sendikalı olmak çok kıymetli. Emek, hak mücadelesinde sendikalı olmak en az yüzde 21 gelirin artması demektir. Biraz önce başkanlarım verdikleri mücadeleden bahsetti, biz yürekten destekliyoruz. Sizin ve emekçi kardeşlerimizin mücadelesini yürekten destekliyorum. Sizlerin, hak mücadelesinin, emekçinin yanında durmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.
“KENDİ EMEĞİNİ SAVUNAN İŞÇİ KARDEŞLERİMİ TEBRİK EDİYORUM”

Yüceer’in ardından konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, “4 sene önce Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum zamanda da yapılan bu kongreye katılmıştım. Pevrul başkana yapılan büyük tezahürat beni etkilemişti. Çok sevilen bir başkan. Bugün yapılan tezahüratın ve sevgi gösterilerinin katlanarak arttığını görmekte bu sendikadaki yöneticilerin iş birliği içerisinde ne kadar verimli çalıştığının en önemli göstergesidir.  Kendi emeğini savunan işçi kardeşlerimi tebrik ediyorum. Sendikanın, sendikal mücadelenin ne olduğunu çok yakından bilirim. Büyükşehir Belediye Başkalığımdan bugüne kadar 56 aydır hiçbir işçi arkadaşımın maaşını aksatmadan ödemişimdir, bundan da mutluyum.” ifadelerini kullandı.
“GERÇEKTEN BURADA GÜZEL BİR AİLE OLMUŞSUNUZ”
Son olarak kürsüye gelen Kapaklı Belediye Başkanı İrfan Mandalı, “Gerçekten burada güzel bir aile olmuşsunuz, Allah yolunuzu açık etsin. Ama ben özellikle şuna değinmeden geçemeyeceğiz. ‘Karaoğlan’ımızı hiç anmadık. Rahmetli Bülent Ecevit’imizi. Eğer Rahmetli Bülent Ecevit, çalışma bakanlığı döneminde sendikalaşma konusunu bakanlar kuruluna getirip Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde oylamamış olsaydı, şu anda sendikaların olmasının mümkünatı yoktu. Sendikalaşma konusu ile ilgili rahmetli Başbakanımız Bülent Ecevit ve onlarla birlikte yol arkadaşlığı yapan Rahmetli Necmettin Erbakan, Rahmetli Alpaslan Türkeş, Rahmetli Süleyman Demirel, bunlar Türkiye’nin çok güzel bir ekolüydü. Emekçinin, ne demek olduğunu biliri. Ben de sizlerden biriyim. Mandalı konuşmasının sona doğru andımızı da söyledi.” dedi.
KOÇAK, YENİDEN BAŞKAN SEÇİLDİ
Konuşmaların ardından yapılan oylama sonucu tek lise ile seçime giren Murat Koçak, güven tazeleyerek yeniden başkan seçildi.

Çerkezköy Bakış

Güncelleme Tarihi: 25 Kasım 2018, 18:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner265

banner479

banner306

banner493