banner423
Haber Merkezi
Haber Merkezi
02 Ocak 2017 Pazartesi 10:15
Dilipak: 15 Temmuz milattır
Çerkezköy Bakış - 15 Temmuz Şehitleri’ni anma programında kapsamında konuşan Gazeteci-Yazar Abdurrahman Dilipak, “Yeni dünyada bir umut varsa o umudun meşalesi 15 Temmuz’da yakıldı. 15 Temmuz; Türkiye için, İslam dünyası için, insanlık için bir milattır. Çünkü eğer kapitalizm İslam’ı yutsaydı dünyaya hakim olacaktı. Bugün yasadığımız kriz o kapitalizmin midesine oturan 15 Temmuz gerçeğidir.” dedi.

KATILIM YOĞUN OLDU

Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen “Direnişten Dirilişe” adlı 15 Temmuz Şehitleri Anma Programına Tekirdağ Ak Parti Milletvekili Dt. Ayşe Doğan, Sağlık Sen Genel Başkanı Semih Durmuş, Sağlık Sen Tekirdağ Şube Başkanı Hamza Öksüz, Sağlık Sen İstanbul 1 No’lu Şube ve Memur Sen İstanbul İl Başkanı Durali Bak, 15 Temmuz gazisi ve Sağlık Bakanlığı müşaviri Mustafa Seydioğlu, 15 Temmuz şehitlerinden Türksat işletme şefi Ahmet özsoy’un oğlu Muhammed Sad Tahsin Özsoy,  Ak Parti Çerkezköy İlçe Başkanı Abdullah Öğe, Eğitim Bir Sen ve Memur Sen Çerkezköy İlçe Başkanı Ahmet Üzgün, İlçe Müftüsü Yusuf Tuna  ile çok sayıda vatandaş katıldı.

KUR’AN OKUNDU

Program saydı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Mehmet Tosun tarafından okunan Kuran tilavetinin ardından 15 Temmuz gecesinde yaşananlarla ilgili kısa film gösterimi yapıldı.



“UMUDUN ADI TÜRKİYE’DİR”

Program Sağlık Sen Tekirdağ Başkanı Hamza Öksüz’ün konuşması ile devam etti. Öksüz,15Temmuz Şehitlerine atfen düzenledikleri programa katılanlara teşekkürlerini sunarak şehitlere rahmet, yaralılara acil şifalar yakınlarına da sabır diledi.Dünyada hiç kimsenin anne babasını ve doğacağı toprağı seçme şansına sahip olmadığını belirten Öksüz, “Allah’a şükürler olsun ki Müslüman bir anne babadan Müslüman topraklarda Türk olarak doğmayı bizlere nasip etti” dedi.Sağlık Sen Tekirdağ Başkanı Hamza Öksüz,çok zor bir coğrafyada yaşam mücadelesi verdiğimizi ve ülkede her 10 yılda bir darbelerin olduğunu belirterek 15 Temmuzun sadece bir darbe girişimi değil, ülkeyi işgal etmeye kalkışma hareketi olduğunu ifade etti. Öksüz “ Cumhurbaşkanımız ve aziz milletimizin cesareti ile kalkışma hareketi içerisinde olmayan güvenlik güçlerimizle birlikte kanlı gecenin sabahına Allah’a şükür ki ülkemizi teslim etmedik.15 Temmuz’a geldiğimizde 28 Şubat’ın neden yapıldığını kimlerin tasfiye edildiğini, kimlerin önünün açıldığını ve niye açıldığını daha iyi anlamış olduk.” dedi. Son günlerde yaşanan ekonomik olaylara da değinen Sağlık Sen Tekirdağ Başkanı Hamza Öksüz, “Şer ocakları bilsinler ki devletimizi ekonomik anlamda da asla teslim etmeyeceğiz. Sayın cumhurbaşkanımız büyük oynuyor çünkü bu davada taşımış olduğu yük de çok büyük. Bu davayı anlamak için Türkiye’ye Bosna’dan, Suriye’de, Doğu Türkistan’dan, Filistin’den bakmak lazım. Dünyanın her neresinde olursa olsun yüreği iman dolu çaresiz insanların gözyaşlarına baktığınızda yine de bir umut görürsünüz ya işte o umudun adı Türkiye’dir, o umudun adı Recep Tayyip Erdoğan’dır.” dedi.

“İSTİKRAR GEREKİYOR”

Sağlık Sen Genel Başkanı Semih Durmuş ise konuşmasında meseleye sendikacılık gözüyle bakacağını ifade ederek şunları söyledi: “Kurucumuz merhum Mehmet Akif İnan sendikal mücadeleyi tanımlarken Türkiye’nin geleceğini yeniden inşa edecek erdemler hareketi olarak tanımlamıştır. Toplumların kaderlerini değiştiren niteliksiz çoğunluklar değil nitelikli azınlıklardır. Tarihimize baktığımızda bunun örneklerini açık ve net görmekteyiz. Osmanlı imparatorluğunu kuran ahi teşkilatında yetişmiş insanlardır. Bugün ise Türkiye’yi yeniden ihya ve inşa etme adına MTTB ve AGV’ de yetişmiş olan insanlardır.Sendika olarak her şeyden önce istikrarı önemsediklerini, istikrarın olmadığı yerde haktan, adaletten, ekonomik ve sosyal haklardan bahsetmenin mümkün olmayacağını belirten Semih Durmuş “Bunların kalıcı hale gelebilmesi için her şeyden önce mutlak suretle istikrar olması gerekiyor.” dedi. Parlamenter sistem ile istikrarı sağlayan bir yapıya sahip olmadığımızı belirten Durmuş,“93 yılda 65. Hükümetimizi kurmuşuz. Ancak olması gereken istikrarlı bir ülke olsaydık 19. Hükümetimizi kuruyor olacaktık. ABD 1789 da ilk hükümetini kurmuş ve başkanını seçmiş .Bugün 58. Başkanı ABD’yi yönetiyor. Demek ki ülkenin yürüyebilmesi için istikrar gerekiyor.” Dedi.



“MİLLET GEREKEN CEVABI VERECEK”


Ak Parti Tekirdağ Milletvekili Ayşe Doğan ise milli birlik ve beraberlik adına böyle bir programı düzenledikleri için Sağlık Sen’ teşekkür etti. Yakın tarihte milletin birlik beraberliğine yapılan hainliği gördüklerini ve hainlerle mücadelelerin devam ettiğini ifade eden Ayşe Doğan, anayasa çalışmalarından bahsetti. Doğan, “Milletin ayağına takılan prangaları engellemek, sökmek adına anayasa çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Yeni anayasa ve başkanlık sistemiyle ilgili nasıl yönetileceğimizi halka götüreceğiz. Ben inanıyorum ki milletimiz gereken cevabı verecektir.” dedi.

“DÜNYA YENİ BİR SAVAŞIN EŞİĞİNDE”

Yapılan konuşmaların ardından kürsüye araştırmacı gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak çıktı.  Dilipak, yaptığı konuşmada FETÖ’nün oluşum aşamasından şu anki sürece kadar nasıl bir yapılanma içerisinde olduğunu anlattı. Dilipak, dünyanın yeni bir savaşın eşiğinde olduğunu ifade ederek şöyle konuştu “Rus büyükelçisinin öldürüldüğü gün soğuk savaş yeniden başladı. Obama yönetimi senatoyu olağanüstü toplantıya çağırdı. Trump’ın görevine başlayıp başlamayacağı belli değil. Rusların seçim sürecinde sandık sonuçlarını hackerlarla değiştirdiğini iddia ediyorlar. Eğer Trump başlayacak olursa büyük ihtimalle 12 eyalet ayrılabilir,5’inde şimdiden referandum çalışmaları başladı. Trump göreve başlayacak mı belli değil ama başlasa da görevini tamamlayacağından ben emin değilim”.

“YAŞANAN KAPİTALİZMİN KRİZİDİR”

Avrupa ülkelerinde siyasi durumu değerlendiren Abdurrahman Dilipak, Avrupa Birliği’nin dağılmanın eşiğinde olduğunu ifade etti.  Dünyadaki bu olayları 15 Temmuz’da yaşananlara bağlayan Dilipak, “Bir anda dünya nasıl bu hale geldi biliyor musunuz?. 15 Temmuz’da öyle bir şey yaptınız ki her şey alt üst oldu. Siz sadece Türkiye’yi kurtarmadınız, sadece İslam dünyası değil kurtulan. İnsanlık için tarihi bir eşiğin başlangıç noktasındayız. Yaşanan Kapitalizmin krizidir.” dedi. Düşmanların amaçlarının bizi bize kırdırmak olduğunu ifade eden Dilipak “Ama biz bu oyunu bozduk. Büyümeye devam ettikçe bizi durdurmak için oyunlar oynadılar. Hepimiz kardeşiz sokaklara çıktık ve “ne sağdayız ne solda hak yoldayız hak yolda” olduğumuzu gösterdik“şeklinde konuştu.

“FETÖ BİR PROJE”

Fetullah Gülen’in İzmir’den çıkıp Pensilvanya’ya uzanan yolculuğunu anlatan Dilipak şunları ifade etti:“Fetullah Gülen siyasi taleplerle İzmir’de ortaya çıktı. Fetö, CIA tarafından kontrol altındaydı ve Ankara’ya getirildi. Ankara’ya getirilmesinin sebebi bürokrasideki yeni namaz kılanları kontrol etmek, Anadolu sermayesini kontrol altına almak, İslam’ın siyasallaşmasının önüne geçilmesiydi.”
ABD’ de İslam’a karşı 2 proje olduğunu ifade eden Dilipak, bunların Brzezinski ve Fuller projeleri olduğunu söyledi. Dilipak,”Brzezinski projesi İslam’a karşı sopa politikası izliyor ve Müslümanları tamamen siyasetin dışına tasfiyesini görüyor. Fuller projeksiyonu ise İslam’a karşı havuç. Bizim iktidarla, sermayeyle tanışmamız din gayretimizi artırmıyor aksine sisteme daha fazla entegre ediyor varsayımından dola çıkıyor.Merkezinde dindarların olduğu, gerçek bir dindar gibi gözüken ama batı değerler sistemiyle çelişmeyen bir din algısını topluma empoze edecek yeni bir siyasi oluşum düşünüyorlardı. Ama kendileri için uygun bir aktör bulamadılar. Bulamayınca tüm siyasi kadroları tek bir çatı altında toplamak yerine bütün partilerin içine yerleştirelim diye düşündüler. Bu görevi Fetö’cüler üstlendi. Devlet eliyle bir din oluşturulmaya çalışıldı ve Fetö din algımızı değiştirmeyi hedefleyen projenin başındaydı. Amaçları, Kuran’dan kopuk, basit hedeflere ulaşmak için dini basamak olarak kullanmak, dini bireysel planda vicdanlara toplumsal planda mabetlere hapsetmekti. Din seremoniler, ritüeller  ve ikonlara indirgenecek. Mehdiyi bekleyeceğiz ve Amerikano bir mehdi de hazır. Şartlar oluştuğunda çıkacak. Arabasında bir Türk parmağında Hz.Süleyman’ın yüzüğü ,belinde Hz. Davud’un kılıcı, elinde Hz. Musa’nın asası olacak. Böyle bir din icat ettiler. Nasıl bir oyunun içerisindeyiz. NATO soğuk savaştan sonra kızıl tehlike değil yeşil tehlikeyi ortaya çıkardı. Fetö bahanesiyle ne kadar dini grup varsa onları yok etmek, tasfiye etmek istediler.



“KUTSAL FAHİŞE GİBİLER”


Fetöcülerin  her yerde olduklarını ve bukalemun gibi tipler olduklarını ifade eden Dilipak, “Fetö’yü doğrudan kripto olarak ararsanız bulamazsınız. Bir yapının içinde 5 kripto varsa bunların 1 tanesi silik adı sanı duyulmayan karakterdir, joker olarak kenarda durur. Biri en tepeye yükselecek kişidir ve sürekli liderin yanında en hizmet eden kişidir. 3. sü ara kademelerdedir ve fonksiyonel bir işlevi vardır, parayı takip eder, çalışkandır. Gece bekçinize, çaycınıza dikkat edin. Bilgi işleminize hizmet veren şirkete dikkat edin. Bunlar en son Ak Partinin serverlarını boşaltılar. Diğer 2’si ise parti içinde daha çok sermaye sahibi olanların yanında kümelenip istediklerini sağlarlar. Hiçbir talepte bulunmazlar ama tüm bilgileri biriktirir bir dosya haline getirirler ve menfaatleri bittiğinde daha sonra önünüze sunarlar. Kendileri için tehdit oluşturan veya gelecek vaat eden herkesi dinler her türlü açıklarını kaydederler. Tehdit ve şantaj ile kadınlar, eroinler göndererek şantaj yaparlar. Bunların kumarhanesi ve iş adamlarını yurt dışına geziye götürüyorlar. Buradan topladığı hayır paralarıyla. Kutsal fahişe gibiler tezgah kuruyorlar Her yerde varlar bukalemun gibi tipler. Bunların dostu düşmanı yok sadece menfaatleri var.” Dedi.

“PLAN ALT ÜST OLUYOR”

15 Temmuz günü yaşananları anlatan A. Dilipak, şunları kaydetti: “15 Temmuz saat 15 gibi başlıyor. Ben önceki günlerde saldırıya geçeceklerini yazdım ama olayların bu kadar olacağını tahmin edemedim. MİT Müsteşarı Hakan Fidan aldığı duyumları değerlendirmek için Genel Kurmay Başkanlığı’na geliyor ve burada onun geldiğini duyan bir fetöcü hain durumu diğerlerine haberdar ediyor ve girişim başlıyor. Hareket öne alınınca planları alt üst oluyor. Darbe İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana’dan yönetildi. Recep Tayyip Erdoğan’ı İzmir’e kaçırıp ilaç verip aklını kaçırdı diye videoya alacaklardı, ardından tedavi için yurtdışına götüreceklerdi. İyileştikten sonra da uluslararası ceza mahkemesinde yargılayacaklardı. Bu sırada borsadan altınları alıp Recep Tayyip Erdoğan’ın uçağına koyacaklardı ve Almanya’ya kaçacağını iddia edeceklerdi. Halk hareketi kontrolden çıkarsa da Daeş-Pkk ile sınır bölgesine gelip özellikle Suriye kampların da katliamlar yapacaklardı. Fiili işgal başlatacaklardı ve Fetö 1 hafta sonra Türkiye’ye gelip bir heyet kabul edip dinler arası diyalog görüşmelerine hız verecekti.” Tüm bu planlarını beklemedikleri iki faktör alt üst etti. Ömer Halisdemir faktörü ve Recep Tayyip Erdoğan’ın uçakla İstanbul’a inmesi faktörü.  

“DÜNYA BEŞ’TEN BÜYÜKTÜR”

Biz ayağımızın yere sağlam basarsak hepsi birden gelsin hepsinin bir Halisdemir’lik işi varmış. Her  ülkede ordu vardır devleti korur, her ülkede polis vardır milleti, korur; Türkiye de bir halk var milletini, ordusunu, polisini korur; insanlığın kurtuluşuna vesile olur. Yeni dünyada bir umut varsa o umudun meşalesi 15 temmuzda yakıldı. 15 temmuz yeni bir milattır, sadece Türkiye için değil  İslam dünyası için değil insanlık için. Çünkü eğer kapitalizm İslam’ı yutsaydı dünyaya hakim olacaktı. Bugün yasadığımız kriz o kapitalizmin midesine oturan 15 Temmuz gerçeğidir. Dünyada kapitalizmin sonunu getirebilecek yeni bir başlangıca dönüşebilir. 15 Temmuz kahramanları belki de ne yaptıklarını çok iyi bilmiyorlardı. Sadece Türkiye ve İslam dünyasını değil insanlığı kapitalizmin belasından kurtaracak yeni bir mücadelenin temelini attılar. Dünya 5’te büyüktür. Herkesin inandığı gibi yaşayacağı, düşündüğünü özgürce ifade edebileceği katılımcı çoğulcu şeffaf insan haklarına saygılı adaletten barıştan hürriyetten yana yeni bir dünya kuracağız. 15 Temmuz direnişten bugüne verdiği en büyük mesaj belki de budur. Biz yeryüzündeki bütün Müslümanlarla müttefik, bütün erdemli insanlarla ve mazlumlarla müttefik, yeryüzünde değer üreten herkesle nimet  ve külfet dengesine dayalı ihtilaflar gerçekleştireceğiz. Yeni bir dünya mümkün. Mikrop her yerde var ama herkes hasta değil. Mikroplara karşı duyarlı olalım inşallah.”

HEDİYE VERİLDİ

Program sonunda katılımcı Araştırmacı gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak’a,Sağlık Sen Genel Başkanı Semih Durmuş ve Sağlık Sen Tekirdağ Şube Başkanı Hamza Öksüz tarafından Karacakılavuz yöresine ait el dokuması namaz seccadesi ve kahve fincan takımı hediye edildi. Yine programın onur konuğu olan 15 Temmuz şehitlerinden Türksat işletme şefi Ahmet özsoy’un oğlu Muhammed Sad Tahsin Özsoy’a Karacakılavuz yöresine ait el dokuması namaz seccadesi ve kahve fincan takımı Ak Parti Tekirdağ Milletvekili Ayşe Doğan tarafından takdim edildi.

KİTAPLARINI İMZALADI

Program sonunda araştırmacı gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak,  Sağlık Sen tarafından ücretsiz dağıtılan kitaplarını katılımcılar için imzaladı.

Çerkezköy Bakış

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir. Yayınlarımıza yorum gönderen takipçilerimizin IP adresleri sisteme kaydedilmekte olup, istenildiğinde yetkili kurum veya kuruluşlara verilecektir.