banner434
Bakış Haber Merkezi
Bakış Haber Merkezi
12 Şubat 2018 Pazartesi 18:08
“Hababamlaşmış bir eğitim ve gelecek istemiyoruz”
banner301
banner287

Çerkezköy Bakış - Eğitim Bir-Sen Çorlu İlçe Başkanı Bülent Kaya, beraberindeki sendika üyeleri ile birlikte düzenlediği basın açıklamasında, Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde öğrencilerin öğretmenlerine yönelik uygunsuz tavırlar sergilemesine tepki gösterdi. Hababam Sınıfı örneği veren Eğitim Bir-Sen Çorlu İlçe Başkanı Bülent Kaya, “Hababam Sınıfını bilmeyenimiz yoktur. Neredeyse şuan kırklı ve ellili yaşlarda olanlarımızın tamamı bu filmle büyüdü. Yönetmenliğini Ertem Eğilmez’in yaptığı Rıfat Ilgaz’ın eserinden uyarlanan 1975 çıkışlı bir film. Müziği ise hafızalarımızdan hala silinmedi. Filmde; bir okulda hayata dair bir amacı olmayan, sorumluluktan uzak, gelecek kaygısı taşımayan yaşıtlarına göre kişilikleri oturmamış ve öz güvenleri laubaliliğe evrimleşmiş bir grup lise öğrencisi ile öğretmenleri arasındaki psikolojik mücadelenin anlatıldığı sürükleyici bir konu işlenmişti. Hele hele devletin ciddiyetini, disiplinini, kurallarını ve bir o kadar da şefkat ve merhametini yansıtan Müdür Yardımcısı Kel Mahmut’la olan mücadeleleri ise en komik sahnelerini oluşturuyordu filmin. Bizde tüm olup bitenlere gülüyor ve eğleniyorduk.”dedi.
“HAYATIN KENDİSİ FİLMLERDEKİ KADAR EĞLENCELİ DEĞİL”
Kaya, açıklamasını şöyle sürdürdü: Ama ne yazık ki; hayatın kendisi filmlerdeki kadar eğlenceli değil. Maalesef kendilerini Hababam Sınıfını gibi gören birkaç öğrencinin ders esnasında öğretmenlerine olan saygısızlıklarını filme alıp sosyal medyada paylaştığı ve bizim de dişlerimizi gıcırdatarak izlemek zorunda kaldığımız görüntüler artık bazı şeylerin değişmesi gerektiğini anlatıyor. Görüntülerde hayata dair hiçbir amacı olamayan, özgüvenleri terbiyesizliğe dönüşmüş ve sırf zorunluluktan geldikleri hareketlerine ve görünüşlerine yansıyan öğrencilerin öğretmenlerine karşı sergiledikleri adap ve hayâdan uzak tavırları ülkemizin geleceği konusunda endişe duymamıza neden olmuştur. Öğretmeninin kıyafetiyle dalga geçen, tüm ahlaki değer yargılarını ayaklar altına alarak öğretmeni kucaklayıp sınıfın dışına çıkaran bir öğrencinin aile ortamı ve çevresi mutlak surette irdelenmelidir. Bu olay öyle klasik söylemlerle geçiştirilecek bir olay değildir. Aksine eğitimimizin nereye gittiğini göstermesi açısından üzerinde önemle durulması gereken bir vaka olarak üstünde bilimsel ve pedagojik çalışmalar yapılması gereken örnek bir olaydır.

“SÜREKLİ ÇALIŞIYORUZ”
Ülkemizin en büyük eğitimciler ailesi olan Eğitim Birsen olarak bizler; yarınlarımızın teminatı ve ülkemizin geleceği olarak gördüğümüz çocuklarımızın; bu milletin değerlerini benimsemiş, insani yönü gelişmiş, milli ve manevi değerleri içselleştirmiş bir şekilde yetişmesi için sürekli çalışıyoruz. Çalışmalarımızı da gerek kamuoyu ile gerekse Milli Eğitim Bakanlığı ile paylaşıyoruz. Bu talihsiz olay bizce kendiliğinden gelişmiş basit bir olay değildir. Bu vaka bizim yıllardır bas bas bağırdığımız ancak irade makamları tarafından maalesef kulak ardı edilen, duymazlıktan gelinen sorunların artık kabına sığmaması ve dışa yansımasıdır. Bizler yıllardır eğitim sistemini yönetenlere bu ve buna benzer olayların meydana geleceğini zaten belirttik ve dedik ki; - ALO 147,BİMER, CİMER gibi öğretmenler üzerinde psikolojik baskı unsuru oluşturan onları öğrencilere ve velilere karşı aciz duruma düşüren uygulamaların kaldırılması gerektiğini söyledik.  Sınav sistemleri üzerinde sürekli değişiklik yapmaktan vazgeçin öğrencilerin ve velilerin kafalarını bulandırmayın bu durum eğitime ve öğretmenlere olan güvene zarar veriyor dedik. Yayımlanan her yönetmelikte ve yasal düzenlemede sanki eğitim kötü durumda, öğretmenler çalışmıyor algısı oluşturulmaya çalışıldığını, Amerika’yı yeniden keşfedercesine pervasızca yasal düzenlemeler yapıldığını bu durumdan eğitimin ve eğitimcilerin zarar gördüğünü, velilerin ve öğrencilerin gözünde öğretmenlerin itibarsızlaştırıldığını hep söyledik. Velilerin kendilerine sunulan ALO 147,BİMER ve CİMER gibi şikâyet mekanizmalarını şuursuzca kullandığını bu durumdan dolayı öğretmenlerin psikolojilerinin bozulduğunu, özgüvenlerini ve mesleğine olan inancını yitirdiğini bu şikâyet mekanizmalarının yerli yerinde ve eğitime katkı sağlayacak şekilde yeniden revize edilmesi gerektiğini velilerin de artık sadece hesap soran değil aynı zamanda sorumluluk paylaşan gerektiğinde de hesap verebilen bir eğitim paydaşı olması gerektiğini hep söyledik. Öğretmenlik mesleği insan odaklı; yüz yüze, göz göze ve gönül gönüle yapılan bir meslek olduğunda amaçlara ve kazanımlara ulaşılabileceğini, öğretmenin enerjisini ve zamanını  sınıfında ve öğrencileriyle değerlendirmesi gerektiğini aksi durumda öğretmenliğin bakıcılıktan öteye gitmeyeceğini Bakanlığın öğretmenleri sınıftan ve öğrencilerden uzaklaştırarak onları bilgisayar başından kalkmayan o modül senin bu bu web sitesi benim dolaşan kişiler haline dönüştürecek e-okul,e-müfredat,eba,e-kurs  gibi uygulamalarda ölçüyü kaçırmaması gerektiğini hep vurguladık. Özellikle Meslek Liselerine dönük Bakanlık Politikalarında bu okullara nitelik kazandıracak çalışmalara ağırlık verilmesi gerektiğini, Türk Milli Eğitiminde kaliteli ve nitelikli bir Meslek Eğitim Programının olması gerektiğini, hâlihazırda meslek liseleri; hiçbir okula yerleşemeyen amaçsız, hedefsiz ve temelsiz öğrencilerin eğitim gördüğü sorunlu okullar haline dönüşmekte olduğunu buna da bir önlem alınması gerektiğini hep söyledik.

ÖĞRETMEN BAŞIMA BİR ŞEY GELİRSE KAYGISI YAŞAMAMALI

Dedik,dedik,dedik demeye de söylemeye de devam edeceğiz. Her ne kadar bakanlığın tavrı bizim için ‘Oğlum Hurşit, kendin söyle kendin işit. ‘olsa da bu olay bize göstermiştir ki eğitim iyi yolda değildir. Eğitime ve Öğretmene yönelik bakanlık politikaları sorgulanmalı ve revize edilmelidir. Biz buradan tüm yetkililere diyoruz ki: ‘Öğretmene saygı, bu ülkenin geleceğine saygıdır. Öğretmene saygı 2023 hedeflerine saygıdır,2053 hedeflerine saygıdır ve 2071 hedeflerine saygıdır. Artık bizler Hababamlaşmış bir eğitim ve gelecek istemiyoruz.   Eğitim Bir-sen olarak bu üzücü olayda mağdur edilen değerli meslektaşımızın yanında olduğumuzu ve bir daha böyle olaylarla karşılaşmamak için Eğitim Birsen olarak alınması gereken tüm sorumlulukları almaya hazır olduğumuzu ifade eder, Genel Başkanımız Ali Yalçın’ın bu konuda yayımladığı ‘Türk eğitim politikaları öğretmenlerin işini kolaylaştıracak şekilde planlanmalı. Öğretmen işin merkezidir. Öğretmen başıma bir şey gelirse kaygısı yaşamamalı. Öğretmeni güçlü kılmadan sorunlar aşılamaz.’ mesajlarıyla sendika genel merkezimizin de süreci yakından takip ettiğini belirtir saygılar sunarız.

Çerkezköy Bakış

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir. Yayınlarımıza yorum gönderen takipçilerimizin IP adresleri sisteme kaydedilmekte olup, istenildiğinde yetkili kurum veya kuruluşlara verilecektir.

banner429

banner306

banner428

banner430