Hadsiz sağlıkçının iş bilmez müdürlüğü!..

Geçtiğimiz günlerde bir trafik kazası ihbarı neticesinde kaza mahalline giderek, görüntü ve fotoğraf çektiğimiz esnada, bir sağlıkçı tarafından “Video çekeceğiniz hiçbir şey yok” şeklindeki sataşması ile karşı karşıya kalmıştık.

Tek görevi kamuoyunu bilgilendirmek olan biz gazeteciler, nasıl ki bir sağlık memuruna “Serum takmanızı gerektirecek hiçbir şey yok” veya “Yaralıyı, sedye ile taşımanızı gerektirecek hiçbir şey yok” gibi müdahalelerde bulunmuyor, haddimizi biliyor ve sadece işimizi yapıyorsak, bir sağlıkçının da haddini bilip, işini yapıp olay yerinde görev yapan gazetecilere sataşmaya hakkı da haddi de yoktur.

Yaşanan bu kazanın ve ilk olmayan sataşmanın ardından, gazetemiz kaza haberi içerisinde, sağlıkçının yapmış olduğu bu hadsizliği “HADSİZ SAĞLIKÇI” başlığı ile gerek internet sitesinde, gerek gazetede ve gerekse sosyal medya hesaplarında yayınlamıştır.

Yayınlanan bu haber ve görüntünün ardından, haberin yayından kaldırılması için bizlere ulaşmaya çalışan yetkililerin taleplerini geri çevirdik.

Telefonla görüştüğüm bir yetkiliye, bu haberi yayından kaldırmamızın mümkün olmadığını, sağlık çalışanlarının bir kısmının, görev yapan gazetecilere bu tip sataşmaları adet haline getirdiğini ve bu çalışanların bu konuda eğitilmesi gerektiğini ilettim. Görüşmenin sonunda ise, bir görevlinin, diğer bir görevliye müdahale hakkının olmadığını da hatırlattım.

Biz konunun kapandığını düşünürken “Tekzip Metni (Hadsiz Sağlıkçı) konulu” ve “T.C. Sağlık Bakanlığı, Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü Bilgi Notu” başlıklı imzasız bir yazı mail hesabımıza geldi.

Konu Tekzip, başlık bilgi notu… Kafalar ne kadar karışık…

Mail yolu ile ancak, basın açıklaması yollanabileceğinden bi haber sağlık müdürlüğü yetkilileri, tekzip metninin Noter aracılığıyla yapılabileceğini bile bilmemektedirler.

Mail geldikten yaklaşık 1 saat kadar sonra, İl Sağlık Müdürlüğü’nden gazetemizi arayan görevli bayan, “Size bir tekzip metni yolladık ulaştı mı?" diye sordu.

Kendisine mailin ulaştığını ve bu metni reddettiğimi, tekzibin mail yoluyla yollanamayacağını, haberde bir suç unsuru var ise ilgili mahkemelere başvurabileceklerini sözlü olarak ifade ettim.

Tekzip metni adı altında yollanan bilgi notunda yer alan bir ifadede Çerkezköy Bakış Gazetesi’nin haberi gerçeği yansıtmamaktadır deniliyor.

Görüntülü yayınlanan haberde gerçeğin ne olduğu apaçık ortadadır. Sağlık memurunun görevini yapan gazeteciye de sataşması ortadadır.

Burada gerçeği yansıtmayan haberin ne olduğunu biz de gerçekten merak ediyoruz.

Gelelim, bilgi notu konulu tekzip metnine… Metin aynen şöyle:

“Çerkezköy Bakış gazetenizin internet sitesinde yer alan gerek haber içeriğinde gerekse ilgili görsel materyalde yaralı vatandaşlarımızın ve personelimizin yüzleri ile birlikte yaralıların açık yaraları buzlanmadan yayınlanmış, personelimizin yüzü; kimliği açık ve anlaşılabilecek şekilde yayınlandığı ve açık hedef haline getirilmiştir. İlgili haber ile günümüzde giderek artan sağlıkçıya şiddet olayları bu ve benzeri haberler neticesinde artmakta, sağlık çalışanları bu nedenlerden dolayı da hedef haline gelmektedir. Vatandaşlarımıza acil sağlık hizmeti sunmak amacıyla, her türlü şartlarda tehlike ve riski gözetmeksizin 24 saat boyunca canla başla çalışan sağlık personellerimizin motivasyonunu düşürerek, ortaya koyulan emeği de itibarsızlaştırmaktadır. İlgili haberde kimliği açıkça anlaşılır şekilde yayınlanan personelimizin ileride yaşayabileceği bir şiddet olayı için açık hedef haline getirildiği, kamunun işini yapan sağlık çalışanının bu haber neticesinde yapmış olduğu işinden dolayı can güvenliğine zarar dahi gelebilecek ölçüde etkilenmiştir.

Sorumluluğunun bilinciyle olaya müdahale eden ve gerekli tıbbi müdahaleyi yaparken aynı anda da hasta mahremiyetini kollayan sağlık çalışanımıza; internet ortamında yayımlamış olduğunuz gazete haberinde, hasta mahremiyetine önem verilmeden, sağlık çalışanının yaptığı işten dolayı kişisel hakların mahrumiyeti söz konusudur. Kamuoyunu kışkırtıcı, kişisel hakların mahrumiyeti ve hasta mahremiyeti göz ardı eden bu haber içeriğinin kaldırılmasını ve işbu cevabımızın bir hafta süreyle internet ortamında kullanıcıların doğrudan ulaşabileceği şekilde ve tekzip başlığı altında yayınlanmasını talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur.”

VAY CANINA SAYIN OKUYUCULAR…

Metinde de gördüğünüz gibi, yaralı vatandaşın ve personelin yüzünü buzlamadan yayınlamışız! ve hedef haline getirmişiz!..

Hangi görüntünün buzlanarak yayınlanacağını, hangi görüntünün buzlanmadan yayınlanacağını bize öğretmeye kalkıyorlar… Hadsizliğe bakın siz…

Hedef haline getirmişiz!...

Acaba kim kimi hedef haline getirmiş… Biz orada görüntü alırken, o yaralının yakınları olay yerinde olsaydı, hadsiz sağlıkçının sataşması sonucu gaza gelip bize saldırsalardı acaba hedef biz mi olurduk, yoksa hadsiz sağlıkçı mı? Bize bir saldırı olsaydı bunun hesabını kim verecekti?

“Her türlü şartlarda tehlike ve riski gözetmeksizin 24 saat boyunca canla başla çalışıyorlarmış…”

Evet çalışıyorlar… Biz de her türlü şartlarda tehlike ve riski gözetmeksizin 24 saat boyunca canla başla çalışıyoruz…

Acaba kim kimin motivasyonunu düşürmüş?

Açık hedef haline getirdiğimiz iddiasında bulunmuşlar… Acaba kim kimi açık hedef haline getirmiş?

Sataşılan biziz, hedef olan biziz, can güvenliğine zarar dahi gelebilecek ölçüde etkilenen hadsiz sağlıkçı!..

VAY CANINA SAYIN OKUYUCULAR…

“Sorumluluğunun bilinciyle olaya müdahale eden ve gerekli tıbbi müdahaleyi yaparken aynı anda hasta mahremiyetini kollayan sağlık çalışanı…”

Biz o görüntüyü, bir hastane odasında veya ambulans içerisinde almıyoruz. Hangi görüntünün hasta mahremiyetini kapsayacağını bize öğretmeye kalkıyorsunuz!..

Yaralıyı vatandaşlar karga tulumba sedyeye taşıyor…

Acaba sağlıkçı tıbbi müdahaleyi burada kime yapıyor?

Sağlıkçı gazetecilere mi müdahale ediyor, yoksa yaralıya mı?

Vatandaşlar yaralıyı kaldırırken görüntülendiği fark eden sağlıkçı, hatasını anladığı için mi sataşmaktadır?

Sağlıkçı, hasta yerine gazetecilere müdahale edecekse ve yaralıyı vatandaşlar taşıyacaksa, 112 Acil Ekipleri neden olay yerine geldiler…

Yaralıyı vatandaşlar taksiyle de hastaneye kaldırabilirlerdi…

Hem haber içeriğini kaldıracakmışız, hem de iş bu cevaplarının 1 hafta süreyle, internet ortamında yayınlayacakmışız!..

Yargılamışlar, davayı görmüşler, hükmü de vermişler…

Siz kendinizi ne zannediyorsunuz?

Unutmayalım:

Basının haber üretmesi, yorum yapması onun ‘görevi’dir. Halkın ise haber alması, bilgilenmesi onun ‘hakkı’dır.

“Basına sataşmak, onu günah keçisi görmek, hiç de hayırlı bir işaret değildir.”

Eyy Sağlık Müdürlüğü... Önce iğneyi kendinize, sonra çuvaldızı başkasına batırmayı deneyin...

Kendi personelinizi yetiştirin!...

Siz işinizi yapın… Biz de işimizi yapalım…

YORUM EKLE

banner265

banner479

banner306