banner507

Çerkezköy Kalp ve Damar Cerrahisine kavuştu

İRMET Hospital Hastanesi doktorlarından Op.Dr. Orhan Coşkun, kalp ve damar hastalıklarının günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde başta gelen ölüm ve iş göremezlik nedenlerinden olduğunu söyledi.

Çerkezköy Kalp ve Damar Cerrahisine kavuştu
banner301
Çerkezköy Bakış –  Op. Dr. Coşkun, ülkemizin de dahil olduğu bu ülkelerde yaşam ve beslenme koşullarının değişip kötüleştiğini belirterek “ Bu nedenle kalp ve damar hastalığı sıklığı öngörülenden de hızlı artmakta ve önceden ileri yaş hastalığı olarak bilinen bu hastalıklar, yaygın oranda daha genç yaş gruplarının hastalığı olma konusunda ilerlemektedir” dedi.
EN DOĞRU VE UCUZU: BAŞINDAN ENGELLEMEK
Konuyla ilgili açıklama yapan Coşkun, şu ifadeleri kullandı; “Bir kez daha "tedavi"nin binlerce yıllık asıl tanımına bakış attığımızda en doğru ve en ucuz yöntemin daha hastalık oluşmadan önlemek olduğunu görebiliriz. Bu nedenle hastalıkların oluşma nedenlerini iyi tanımak ve bunlardan değiştirebileceğimiz faktörleri azaltarak daha sağlıklı yaşamak konusunda adım atabiliriz.
En azından, gerekli tedaviyi aldıktan sonra, belki hastalığımız bizim için hayatımızın kalan kısmında önlem alabilmek için bir fırsata ve tecrübeye dönüşmüş olabilir.
KORONER ARTER HASTALIĞI NEDİR?
Koroner arter hastalığı, koroner arterlerin duvarlarında oluşan ateroskleroz ( damar sertliği) nedeniyle oluşur. Ateroskleroz ,damar duvarında lipid ( yağ ) parçacıkların birikimi ile oluşan ve zaman içinde damarın esneme yeteneğinin kaybı ve damar boşluğunun daralarak içinden geçen kan akımının azalmasına neden olan "aterom" veya "plak" denilen bozukluklar nedeniyle ortaya çıkan patolojik (hastalıklı) bir süreçtir.
Ateroskleroz gelişiminde kişisel ve çevresel faktörler rol oynamakta olup kişisel faktörler birinci derece akrabalarda Koroner Arter hastalığı olması, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı , yaş ve genetik faktörlerdir. Çevresel veya sonradan edinilen risk faktörleri ise sigara kullanımı, yüksek kolesterol içerikli beslenme, stresli ve pasif yaşam şeklidir.
Koroner arterler , kalpten çıkan ana damar olan Aort damarından , sağ ve sol ana koronerler olarak çıkan , kalp dokusuna temiz kan taşıyan atardamarlardır. Sağ koroner arter tek ana dal olarak seyrederken, sol ana koroner arter aortadan çıktıktan yaklaşık 2 cm sonra ikiye ayrılmaktadır.
EN FAZLA ŞİKAYET GÖĞÜS AĞRISI
Zamanla koroner arterler içerisinde gelişen yağ (lipid) birikimleri damarlardaki kan akımını engeller ve kalp kasının beslenmesini bozarak hastanın şikayetleri başlatır. Şikayetleri ilk önce yokuş çıkmak, koşmak, stresli anlar gibi kalbin kan ihtiyacının arttığı durumlarda oluşmaktadır.
Darlığın ilerlemesi ve yeterli kan akımın sağlanamaması ile ileri dönemde istirahat anında bile şikayetler oluşmaktadır.
En fazla görülen şikayet göğüs ağrısıdır, bunun dışında göğüsde daralma, sıkışma, yanma da oluşabilmektedir. Koroner arterdeki daralma ani şekilde oluşur ve kan akımı başka bir yerden sağlanamazsa kalp krizi (miyokard enfarktüsü) oluşmaktadır.
Bu aslında bir bitkiyi besleyen su akımının zaman içerisinde atıklarla daralması ve yeterli su alamayan bitkinin sararıp solması ve birgün tam tıkandığında bitkinin ölmesi gibidir. Koroner damarı kalbimizin bir bölgesine besin taşıyan kanal gibi düşünürsek, akımın azaldığında iskemi dediğimiz beslenme azlığı ve oradaki hücrelerin adeta sararıp solması, akım tam kesildiğinde de o bölgede kalbin çalışma yeteneğini bozan ve bazen ölüme de neden olabilecek geri Dönüşü olmayan doku hasarı oluşmaktadır.
banner287
Koroner Arter hastalığının tanısında hastanın şikayetlerinin gelişimi hakkında anlattıkları yanında,EKG, Efor Testi, Nükleer Tıp Tetkikleri, Radyolojik Tetkikler ve Koroner Anjiyografi kullanılmaktadır. Tıkanmanın yerini ve miktarını belirlemede ve kesin tanıda en etkili tetkik Koroner Anjiyografidir.
KORONER ARTER HASTALIĞI TEDAVİSİ
Tedavide ilaçlar, balon, stent ve cerrahi yöntem (by-pass) kullanılmaktadır. Hangi tedavinin uygulanacağı; koroner anjiyografide tespit edilen darlığın yeri-miktarı, hastanın durumu ve hasta ile doktorun alacağı karara göre belirlenmektedir. Hangi tedavi şekli seçilirse seçilsin ömür boyu tedavi gerektiren bir hastalıktır.
Balon ve stent koroner arterlerdeki darlığın, kasık veya kol damarından girilip basınçlı balon şişirilerek genişletilmesi ve genişlemiş bu alanın tekrar kapanmasını önlemek amacıyla bir kafes (stent) yerleştirilmesi işlemidir.
Koroner by-pass ilaç tedavisi, balon ve stent uygulamaları için uygun olmayan koroner arter daralmaları, cerrahi yöntemlerle tedavi edilir. Buradaki amaç daralmış ve daha az kan alan kalp bölgesine yeterli kanı ulaştırmak üzere, darlığın ilerisine yeni damar dikmek ve kan taşımaktır.
KORONER BYPASS AMELİYATI NEDİR?
Göğüs ağrısına ve kalp krizine neden olan koroner arterlerdeki daralmalar belli bir seviyenin üzerine çıktığında kanın akışında engel oluşturur. Bu da kalbin yeterince beslenememesi ve dolayısıyla görevini tam anlamıyla yapamaması anlamına gelir. Bu durumu ortadan kaldırarak kalp kasının ilgili kısmının tekrar kanlanması için yapılan cerrahi işleme koroner by-pass ameliyatı denir.
Amaç -varsa- göğüs ağrısını ortadan kaldırmak ve olası bir kalp krizini (enfarktüs) önlemektir.
Yaklaşık 2-3 saatlik bir ameliyatla, hastanın daralmış ve kalp dokusuna kan taşıma işlevi bozukluğa uğramış olan koroner damarında, hasarlı bölgenin ilerisine, hastanın bacağından veya göğsünden alınan kendi damar dokusu dikilerek bu b bölgenin yeterli kanlanması sağlanır.
Bu işlem için hastanın kalbi ve akciğerleri geçici bir süre durdurularak, vücut ısısı düşürülür ve hasta kalp-akciğerin işlevini üstlenecek olan bir cihaza bağlanır. kalbin durması ile kalbin üzerinde (ve gereğinde içinde; doğumsal anomaliler, kapak hastalıkları gibi) rahat bir şekilde çalışılarak gerekli düzeltmeler yapılabilir. gerekli işlemler yapıldıktan sonra, kalp tekrar çalıştırılarak hasta kalp-akciğer makinesinden ayrılır.
İYİLEŞME DÖNEMİ
Rutin uygulamada operasyon sonrası birinci günden itibaren yürümeye başlayan hastalar 5-7 gün içinde taburcu edilmekte ve 2-3 aylık bir dönemin sonunda tamamen doku iyileşmesi tamamlanarak tedrici olarak çalışma hayatına dönebilmektedirler.
Hastanın iyileşme dönemini kısaltmak ve kalp akciğer makinesinden kaynaklanabilecek komplikasyonlardan korunabilmek amacıyla hastayı daha az travmatize edici teknikler zaman içerisinde geliştirilmiştir. Minimal invaziv teknik, daha az cerrahi kesi ile yapılırken, çalışan kalp tekniğinde hastanın kalbi durdurulmadan ve kalp -akciğer makinesine bağlanmadan by-pass gerçekleştirilmektedir. Ancak heriki tekniğin avantajları kadar dezavantajları da bulunmaktadır ve her hasta için uygun olmayacağı unutulmamalıdır. cerrahi yöntemin tercihi hastanın koşulları değerlendirilerek cerrah tarafından belirlenmektedir”.

Çerkezköy Bakış

Güncelleme Tarihi: 02 Kasım 2015, 17:58
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner265

banner479

banner306

banner493