İlk şarkılarını yazdığı yerde konser verecek

30 Ağustos-1 Eylül tarihleri arasında Çerkezköy Belediyesi tarafından bu yıl 2’incisi gerçekleştirilecek olan Çerkezköy Kültür ve Sanat Festivali kapsamında Çerkezköy’ün ünlü müzisyeni Emir Can İğrek de sahne alacak. 3 yıl önce yazdığı ‘Müzik Kutusu’ ile internet ortamını kasıp kavuran ve 50 milyondan fazla dinlenen bu şarkısı ile patlama yapan 26 yaşındaki İğrek, ilk şarkılarını yazdığı memleketinde konser verecek olmanın heyecanını yaşıyor.

İlk şarkılarını yazdığı yerde konser verecek

Çerkezköy Bakış - Kendine has tarzı ve sözü müziği kendisine ait olan şarkılarıyla dikkat çeken, 2019 yılı içerisinde 41 şehirde sevenleriyle bir araya gelen Emir Can İğrek, 1 Eylül akşamı Kent Park’ta Çerkezköylü hayranlarıyla buluşacak. Çerkezköy doğumlu Emir Can İğrek, müzik hayatını, hedeflerini ve doğup büyüdüğü Çerkezköy’de sahneye çıkacak olmanın heyecanını Uğur Bingöl’e anlattı.
Çocukluğunun geçtiği Çerkezköy’de sahneye çıkacak olmasının kendisini heyecanlandırdığını belirten İğrek, herkesi 1 Eylül akşamı Kent Park’a beklediğini söyledi.

EMİR CAN İĞREK KİMDİR?

1993 yılı Nisan ayında Çerkezköy’de doğdum. İlk evimiz şu anki 75. Yıl Ortaokulu’nun karşısında bir evdi, orada doğdum. 18 yaşına kadar da orada yaşadım. Çerkezköy Hacı Fahri Zümbül Anadolu Lisesinden sonra Yıldız Teknik Üniversitesini kazandım. Yıldız Teknik Üniversitesinde Metalurji ve Malzeme Mühendisliği okurken müzik yapmaya, müzisyenliğe başladım.

MÜZİĞE YÖNELMEN NASIL OLDU, MÜZİK EĞİTİMİ ALDIN MI?

Lise dönemimde müzik denemelerim vardı. Besteler yapmaya çalışıyordum. O dönemde rap müzik yapıyordum. Çerkezköy’de Kırlangıç Kafe vardı ve orada rap partilerinde sahneye çıktım. 2 kere Çerkezköy Amfi Tiyatro’da rap partisinde sahneye çıktım. Lise boyunca rap denedim ama sonra yapamadığımı fark ettim ve daha iyi yapabildiğim alternatif müziğe yöneldim. İstanbul Kadıköy’de Nazım Hikmet Akademisinde şan ve solfej eğitimi aldım. Sonra internet ortamına videolarımı koydum. İnternet videolarıyla tanınmaya başladım. Konserler vermeye başladım. Kadıköy’de küçük bir yerde çıkmaya başladım. Ardından sahne teklifleri oldu, talep artınca da mekanlar büyüdü. 60 şehirde konser vermişim. 2019 yılı içerisinde 41 şehre gitmişiz. Biri akustik olmak üzere 2 kez Türkiye turnesi yaptım. 

AİLENİN YAKLAŞIMI NASIL OLDU?

Uzun yıllar karşı çıktılar ve mühendis olmamı istediler. Onlara da hak veriyorum. Beni düşündüler. Son 2 yıldır onlar da şarkıcı olduğumu kabul ettiler. Bütün şarkılarımı ezbere biliyorlar.

İNTERNET ORTAMINDAKİ ŞARKILARINA OLAN İLGİNİN ARDINDAN NELER GELİŞTİ?

İlgi planlanmış ve beklediğim bir şekilde olmadı. İlk video küçük bir çevrede kalır diye düşünüyordum. Videoyu koydum o küçük küçük büyüdü, yayıla yayıla tahmin edemediğimiz, hayal edemediğimiz yerlere geldi. İlk şarkım Müzik Kutusu’nu sosyal medyaya koyarken bu kadar ilgi olacağını hayal etmiyordum. İlgi beni aşıyor ve ben ona hem mental olarak hem yeteneklerimi geliştirmeye çalışarak yetişmeye çalışıyorum. Herkesin beklentisi oluyor. Bir sonrakini ne yapacaksın diye. Bu büyümeye hazır olmak gerekiyor.

TÜRKİYE’DE 60 ŞEHİRDE KONSER VERMEK NASIL BİR DUYGU?

Müthiş bir duygu. Adıyaman’a, Diyarbakır’a, Van’a hiç gitmemiştim. Adıyaman konserine 400 kişi gelmişti. Hep beraber şarkılarımı söyledik. Benim İstanbul’da, Çerkezköy’de yazdığım o şarkıları Adıyaman’da hiç görmediğim insanlarla daha önce hiç gitmediğim coğrafyada hep beraber söyledik. Van’da, Diyarbakır’da, Malatya’da insanın tüyleri diken diken oluyor. Türkiye’nin her yerinden tüylerim diken diken olarak çok mutlu ayrıldım. Hiçbir bağımın olmadığı şehirlerde benim şarkılarımı baştan sona bilen insanlar var. Hayatlarına katmışlar şarkıyı. Ben yazarken böyle hayaller etmiyordum, etmiyorum da hala. Kendi yaşadığım küçük dünyanın şarkılarını yazıyorum.

TÜM ŞARKILARININ SÖZÜ MÜZİĞİ SANA AİT. PEKİ BAŞKASINA AİT SÖZÜ BESTELER, SÖYLER MİSİN?

Müziğe şarkı yazarak başladım. Rap yaparken de şarkı yazdım. O yüzden şarkı yazmak benim için söylemekten daha rahat. Hayran olduğum şairler Atilla İlhan, Turgut Uyar, Didem Madak, Ece Ayhan.. Şarkı sözlerimde de görülüyordur diye düşünüyorum. Konserlerimde onların da şiirlerini okuyorum. Şarkılarımın içine yerleştiriyorum. Kendi yaşadığım olaylar, mutluluklar, hayal kırıklıkları falan.. Bazen de okuduğum kitaptaki bir karakterin ağzından, izlediğim filmdeki bir karakterin ağzından yazıyorum. Hayatın her anından bir ilham kaynağı çıkarmaya çalışıyorum. Onlar da şarkı oluyorlar. Başkasının sözünü bestelemedim. Kabul edemedim bir türlü. Ruhum kabul edemedi. İleride ne olur bilmiyorum. Ama cover’lar dışında başkasının bestesini söylemedim.

KLİPLERİNDE HEM OYNUYORSUN HEM DE KLİPLERİNİ YÖNETİYORSUN. BU YÜK OLUYOR MU? 

Kliplerimin senaryosu benim. Son iki klipin yönetmenliğini de ben yaptım. Yönetmenlik iddiam yok ama kendi klipimin yönetmenliğini yapabildim. “Nevale” adlı şarkımın klipi yönetmenlik olarak da işi biraz daha anlayabildiğim klip oldu. İlk yönetmenliğim “Gömleğimin Cebinde” de acemilik vardı. Seviyorsan, işe aşık isen o iş yük olmuyor. Başka biri şarkı getirse yönetmenliğini yap dese, yapamam. Aşık olduğum iş yazmak ve söylemek. Asıl işim şarkı yazıp söylemek. Yönetmenliği o şarkıyı doğru aktarabilmek için yaptım. 

OYUNCULUK HEDEFİN VAR MI?

Oyunculuk eğitimi almayı düşünüyorum ama oyunculuk yapmayı düşünmüyorum. Sadece şarkıcılık, sahne duruşu, kendimi daha iyi ifade etmek için oyunculuk eğitimi alacağım. Sadece kendi kliplerimde oyunculuk yapmayı seviyorum. Böyle bir hayalle büyümedim. Benim hayalim çocukluğumdan beri şarkıcı olmaktı. Oyunculuk hayali kurmadığım için bu alanda kendimi geliştirmedim. O yüzden oyunculuk hayalim yok.

YAPTIĞIN MÜZİK TARZI NE DİYE GEÇİYOR?

Tarzıma şuan indie-pop deniyor. Bunun içinde birçok tarzın harman olduğu bir yer.
Benim bazı şarkı sözlerim rap gibi diyorlar. Ritmik söylediğim yerler var. Her müzik tarzından iz var. Ben bir şey yapıyorum, yazıyorum ve onu yayımlıyorum. Benim ve benim gibi sanatçıların yaptığı müzik indie-pop diye kategorize edilmiş.

SOSYAL MEDYAYI AKTİF KULLANIYORSUN. SOSYAL MEDYAYI VE SOSYAL MEDYADAKİ İLGİYİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUN?

Dijital mecralar şarkıcılara bir özgürlük verdi. Dijital mecralar olmasaydı televizyonlar ya da 90’lardaki gibi kaset çıkarma yoluyla insanlar müziklerini tanıtabiliyor olsaydı muhtemelen birçoğumuz müziğini bu kadar rahat tanıtamayacaktı. Sosyal medya kullanımı bir araçtır. Tanıtma açısından faydalı ama insanın insanla olan ilişkisi açısından, sosyal uzuvlarını geliştirmesi açısından biraz sıkıntılı bir dünya dijital dünya. İnstagram üzerinden binlerce insan mesaj atıyor, kendilerini değil sadece mesajını görüyorsun. Burada sevgi dijitalleşiyor. Evet çok güzel ama doğrudan temas yok, burada dijital bir sevgi var. Konserlerde gerçek sevgiyi, gerçek etkiyi görüyorsun. 3 yıldır yoğun mesaj alıyorum ama konserde temas ettiğim zaman tüylerim diken diken oluyor. Dijitalde ciddi bir etkilenme, his geçirme olmuyor. Dijital her zaman hisleri törpüler.

HAYALLERİN, HEDEFLERİN NELER?

Bir ömür şarkı yazmak istiyorum. İnsanların saygı duyacağı şekilde bir ömür müzik yapmak istiyorum. 70-80 yaşına kadar yaşarsam, o yaşa geldiğim zaman insanlar yaptığım işten gurur duyuyorsa, yaptığım işle ben gurur duyuyorsam birinci hedefimi tamamlamışımdır. Yolun çok başındayım. Burada büyük olaylar geldi başıma diye konuşuyorum ama yolun çok başındayım, onu da biliyorum. Daha çok şey yaşanacak, şaşıracağımız, sevineceğimiz şeyler olacak. Umarım hepimizin hayatında olur. Yeteneğin ne kadarsa o kadar bir müzik hayatın oluyor. Kendin bir şey yapmalısın, destekle olmuyor. İyi yazabiliyor musun, sen iyi söylüyor sun, hissi karşıya geçirebiliyor musun bunlar önemli. O zaman iş yürüyor. Yapamıyorsan kimse elinden tutup bir şey yapamaz destekle olacak iş değil. İnsanın kendisini geliştirmesi lazım. Kendisi tuğlaları koyması lazım duvarı örmek için. Güçlü sağlam bir duvarın varsa yıkılmaz. İşin içinde olduğun zaman öğrene öğrene gidiyorsun. Müzik yapan akrabalarım vardı ama piyasa içinden tanıyan müzisyen yoktu. O yüzden profesyonel müzik anlamında hiçbir şey bilmeden, sadece gitar çalarak girdim bu işin içine. Piyano, ud, saz çalmayı bilmezdim. Biraz biraz onları gördüm, nasıl çalındığını gördüm. Piyano eğitimi alacağım.

GELELİM DOĞUP BÜYÜDÜĞÜN ÇERKEZKÖY’E. İLK DEFA ÇERKEZKÖY’DE KONSER VERECEKSİN. KONSER PROGRAMI NASIL GELİŞTİ?

Çerkezköy’de konser verme hayalimiz hep vardı. Çerkezköy’de alternatif sanatçıların çıktığı sahneler olmadığı için mekan bulamadık. Birkaç yerle denedik ama bir türlü konser vermek için iyi şartları bulamadık. Geçen sene burada konser yapıldı. Gelen arkadaşlarımız vardı. Konserden sonra Manuş Baba ile konuşmuştum. Çok övdü. Çok memnun kaldım demişti. Ben zaten ne zaman çağrılsa gelirim. Menajerim Çerkezköy’den çağrıldığımızı söyledik. Çok sevindim. Her şart altında giderim dedim. Şartlar da çok uzun konuşulmadı. Direkt kabul ettik.

PEKİ ÇOCUKLUĞUNUN GEÇTİĞİ ÇERKEZKÖY’DE SAHNEYE ÇIKACAK OLMAK NASIL BİR HİS?

İlk şarkılarımı ben Çerkezköy’de yazdım. İlk müziği de burada dinledim, ilk şarkımı da burada yazdım, ilk aşkımı, ilk hayal kırıklığımı da burada yaşadım. Her şeyin ilki Çerkezköy’de yaşandı. Her şeyin başı olan yere geri dönüyorum, her şeyin başı olan yerde artık insanlar beni tanıyor ve onlara benim olan ve ezberledikleri şarkıları söylüyor olacağım. Birçok anımın geçtiği yer şimdi Kent Park alanı. Orada çocukluğum geçti. Otogar vardı, streetball turnuvaları oluyordu, pazar yeri ordaydı. Her şey orada oluyordu, çocukluğum oralarda geçti. Çocukluğumun geçtiği yerde böyle büyük bir sahnede çıkabileceğimi hayal etmezdim.

1 EYLÜL’DE SENİ DİNLEYEME, İZLEMEYE GELECEK ÇERKEZKÖYLÜLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİN?

Çerkezköy konser afişi geldiğinde ciddi bir mesaj gelmeye başladı Çerkezköy’den. Bu kadar ilgi beklemiyordum. Çerkezköy halkının beni ve müziğimi organik bir şekilde net sahiplendiğini görememiştim. Bu konser çok net görmeme vesile oldu. Herkesi 1 Eylül akşamı Kent Park’a bekliyorum.

Çerkezköy Bakış

Güncelleme Tarihi: 19 Ağustos 2019, 16:26

Bakış Haber Merkezi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner265

banner562

banner306

banner510