Kalpte ritim bozukluğu ani ölüm nedeni

Çerkezköy Optimed Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ekrem Coşkun Pınar, ritim bozukluklarının yaşam kalitesini düşürmeyecek kadar hafif gelişebileceği gibi, felç veya kalp yetersizliği gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilecek şiddette de ortaya çıkabileceği, hatta hastanın aniden hayatını kaybetmesine bile neden olabileceği uyarısında bulunarak, 'Bu yüzden aritmilerin ciddiye alınıp, mutlaka zamanında tedavi edilmeleri gerekiyor. Aksi halde hasta hayatını bile kaybedebiliyor' dedi.

Kalpte ritim bozukluğu ani ölüm nedeni

• ESMA KURTULUŞ
ÇERKEZKÖY BAKIŞ - Kalbin normalden hızlı ya da yavaş çalışması olarak tanımlanan ‘aritmilerin’ büyük çoğunluğunun ciddi sağlık sorunlarına neden olmasa da, bazı türlerinin kalp krizlerine veya ani ölüme yol açabileceğini söyleyen Özel Optimed Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ekrem Coşkun Pınar,  aritminin ciddiye alınarak zamanında tedavi edilmesi gerektiğini söyledi.
“BAZI ARİTMİLER YAŞAM BOYU DEVAM EDER’’
Kalpte görülen ritim bozukluklarının genel adının tıpta aritmi diye adlandırıldığını ifade eden Uzm. Dr. Ekrem Coşkun Pınar birçok aritmi çeşidinin büyük çoğunluğun önemsiz olduğuna dikkat çekerek, “Ancak, bazı aritmiler yaşamsal önem taşıyabilir. Bu ritim bozukları birkaç saniye sürebileceği gibi kronik olarak yaşam boyu da devam edebilir.’’ dedi.
“KALPTE ELEKTİRİK AKTİVİTESİ VARDIR’’
Kalbin yaşam için gerekli besin maddelerini ve oksijeni organlara ulaştırabilmek için kasılıp gevşeyerek vücuda kan pompaladığını kaydeden Pınar, tüm kasların da kasılıp ve gevşeyebilmesi için kas dokusunun her defasında elektrikle uyarılması gerektiğini belirtti. Kalbin bir pompa olarak ritmik bir halde kasılıp gevşemesi için de özel bir elektrik aktivitesi olduğu bilgisi veren Uzm. Dr. Ekrem Coşkun Pınar, “Bu elektrik uyarısı sağ kulakçıkta “sinüs düğümü” adı verilen özel bir hücre grubu tarafından oluşturulur ve yine özel ileti hücreleriyle tüm kalp kasına yayılır. Kalbin kasılma hızı ve düzeni normalde sinüs düğümünün kontrolü altındadır. Sağlıklı kişilerde dinlenme sırasındaki ortalama kalp hızı dakikada 50 – 100 arasındadır. Aritmiler, kalbin herhangi bir yerinde sıra dışı bir elektrik uyarısının ortaya çıkması veya normal elektrik uyarısının kalbe uygun şekilde iletilememesi sonucu gelişir. Bu durumda kalbimiz bazen gereğinden hızlı, bazen de gereğinden yavaş çalışabilir.’’ İfadelerini kullandı.
“UYKU HALİNDE KALP ATIŞI DAKİKADA 35-40’LARA İNEBİLİR’’
Pınar, kalbin aniden birkaç adım fazla kasılması durumu olarak nitelendirilen ekstrasistol aritmisinin ciddi bir araştırma gerekmediğini bunun stres, heyecan ve sigara kullanımı gibi maddelerden kaynaklanabileceğini ifade ederek bunun yanı sıra kalpteki bir diğer ritim bozukluğu olan bradikardiye (nabız sayısında düşme) dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Uzm. Dr. Ekrem Coşkun Pınar şöyle devam etti: “Birçok sağlıklı kişide dakikada 60 kez dolayında, bazen daha da yavaş kalp hızları olabilir ve hastalık işareti değildir. Dinlenme veya uyku sırasında kalbimiz normal olarak yavaşlar. Uyku sırasında kalp hızımız zaman zaman dakikada 35 – 40  hızına dek yavaşlayabilir.  Düzenli spor yapanlarda da ortalama kalp hızı genelde yavaştır. Ancak sinüs düğümünün veya ileti sisteminin bazı hastalık hallerinde kalp hızı çok yavaşlayabilir. Bu durumda halsizlik, baş dönmesi ortaya çıkabilir; hatta zaman zaman fenalık hissi ve bayılma olabilir.’’
“FAZLA KAFEİN TÜKETİMİ KALP HIZINI ARTTIRIR’’
Kalp hızının dakikada 100’ün üzerinde seyrettiği duruma taşikardi adının verildiğini ifade eden Uzm. Dr. Pınar, şunları kaydetti: “Heyecan gibi durumlarda bu ritim bozukluğunun görülmesi normaldir. Ayrıca, fazla miktarda kafeinli içecek tüketilmesi de kalp atışlarında hızlanmaya neden olabilir. Bazı taşikardilerde elektrik uyarısı sinüs düğümünün dışında, kalbin başka alanlarında gelişir. Bu tür ritimler vücudumuzun gereksinimleriyle genelde ilişkisizdir ve kalp çoğunlukla yüksek bir hızla çalışmaya başlar. Bu taşikardilerin bir kısmı kulakçıklara, bir kısmı ise karıncıklara ait dokulardan kaynaklanır. Eğer bu ritim düzensizliği tedavi edilmezse yaşamsal risk oluşturabilir.’’
“KALP PİLİ TAKILMASI GEREKEBİLİR’’
Elektrik uyarılarının kalp içinde engellerle karşılaşması durumunun blok olarak adlandırıldıklarına dikkat çeken Pınar, “Çok çeşitli blok türleri vardır; bunların büyük çoğunluğu sadece EKG tetkikinde ortaya çıkar ve genelde müdahale gerektirmez. Kulakçıklarla karıncıklar arasındaki elektriksel ilişkinin azaldığı veya kesildiği blok türü önemlidir. Bu blok durumunda sinüs düğümünde oluşan uyarılar karıncıklara yeterli sayıda ulaşamadığından kalp hızı çok yavaşlar. Bu bloğa tıp dilinde “atriyoventriküler blok”  adı verilir. Bu tip bloklar gelip geçici olabilir, ve aralıklı olarak baş dönmesi, fenalık hissi ve bayılmaya neden olabilir. Sorunun tedavisi çoğunlukla kalp pili takılmasını gerektirebilir.’’ Bilgilerini verdi.
“FELÇ RİSKİ VAR, DOKTOR ŞART!’’
Atriyal fibrilasyon diye adlandırılan ritim bozukluğunun kulakçıklardan kaynaklanan önemli bir aritmi türü olduğunu ifade eden Kardiyoloji Uzmanı Ekrem Coşkun Pınar şöyle devam etti: “Kulakçıklara ait dokularda dakikada 400-600 kez gelişigüzel uyarılar oluşur. Sinüs düğümü devre dışıdır. Kulakçılar kasılamaz. Kalp ve nabız atımları tamamen düzensizdir, hızlı veya yavaş olabilir. Bu ritim bozukluğu bazen ara ara ortaya çıkıp düzelen ataklar halindedir; bazen de kalıcı olarak yaşam boyu devam edebilir. Atriyal fibrilasyon genellikle yüksek tansiyon, kalp veya kronik akciğer hastalığı kişilerde görülür. İlerleyen yaşla birlikte atriyal fibrilasyon sıklığı ve riski artar. Atriyal fibrilasyonun önemi bu aritminin damar tıkanıklığına bağlı felç riskini artırmasıdır. Kulakçıklar içinde kan pıhtıcıkları oluşur ve bu pıhtıcıklar dolaşıma katıldığında beyin damarlarını tıkayıp felce neden olurlar. Bu nedenle atriyal fibrilasyonu olan hastaların çoğunlukla kan pıhtılaşmasını azaltan ilaç (coumadin) almaları gerekir ve bu durumun yaşamsal önemi vardır, muhakkak doktora başvurulmalıdır.’’
“ANİ ÖLÜMLERİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU BUNDAN KAYNAKLANIR’’
Pınar, ventriküler taşikardi diye adlandırılan ritim bozukluğunun ise, genelde kalp krizi geçiren kişilerde sıklıkla görülebildiğine değinerek, şunları söyledi: “Ani başlar ve kalp etkili bir şekilde kasılamadığından çoğunlukla kan basıncında düşme, halsizlik ve ardından bayılmaya sebep olur. Gereken müdahale yapılmazsa, ventriküler fibrilasyon denen ve dakikalar içinde ölümle sonuçlanan bir ritme dönüşebilir. Ventriküler fibrilasyon kalp dokusunda gelişigüzel ve çok sayıdaki kaotik elektrik uyarısının yol açtığı bir ritimdir. Kalpte belirgin bir kasılma hareketi olmadığından vücuttaki kan dolaşımını pratik olarak durmuştur. Yaşamla bağdaşan bir ritm değildir; etkili tedavisi birkaç dakika içinde yapılması gereken elektroşok uygulamasıdır. Ani ölümlerin çok büyük çoğunluğu ventriküler fibrilasyon nedeniyle gerçekleşmektedir.’’