Nitelikli iş gücünü arttırmak için toplandılar

Milli Eğitim Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı arasında sanayi sektöründe meydana gelen gelişmeler ile eğitim sisteminin eş güdümünü sağlamak, sanayi sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak ve istihdama katkı sağlamak amacıyla 'Mesleki Ve Teknik Eğitim İşbirliği Protokolü' imzalandı. Sanayi kenti olan Çerkezköy'de protokol kapsamında kalifiyeli eleman sıkıntısını gidermek ve nitelikli iş gücünü arttırmak maksadıyla Çerkezköy Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nda toplantı düzenlendi.

Nitelikli iş gücünü arttırmak için toplandılar

Çerkezköy Bakış -Toplantıya, Çerkezköy Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ali Bozdağ, Çerkezköy İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü İsmail Apaydın, Çerkezköy Belediyesi Zabıta Müdürü Kenan Erez, İŞKUR Temsilcisi Faruk Kocamaz, Çerkezköy Mesleki Eğitimi Merkezi Müdürü Ali Uzun, Çerkezköy Türk Tekstil Vakfı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Murat Kıroğlu, Çerkezköy Halit Narin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Murat Güldez, Hacı Fahri Zümbül Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Tuğrul Selimoğlu katıldı. Toplantıda gündem maddeleri ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu.

TOPLANTININ AMACI HAKKINDA BİLGİ VERDİ

Toplantının amacı hakkında bilgi veren Çerkezköy İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü İsmail Apaydın,  “Bizim insan gücü olarak iyi bir potansiyelimiz var. Çocuklarımıza kaliteli bir eğitim ortamı sunup insan gücümüzü eğitim ve sektörle birleştirerek istediğimiz sosyal ve ekonomik politikaların amacına ulaşması doğrultusunda ne yapabiliriz? Eğitime, belediyeye, esnaf ve sanatkarlar odasına düşen sorumluluk nedir? Bunun bir değerlendirmesini yapacağız. Burada bizim nicelikten ziyade niteliksel olarak bakmamız gerekiyor. Çok sayıda esnafımız veya sektörde çalışan temsilcilerimiz var. Bunların belgelendirilmesi, niteliğinin arttırılması, eğitimin verilmesi gereken durumlar var. Bu konularda her kurumun üzerine düşen sorumlulukları neyse bunları yerine getirmesi için bugün belirlediğimiz gündem doğrultusunda bir müzakere edeceğiz. Bu toplantıyı senede 2 defa yapıyoruz. Diğer toplantı 2022 yılında nisan, mayıs ayı gibi olacak. Diğer toplantıda bugün aldığımız kararlar ne aşamaya geldi gibi bir değerlendirme yapacağız. Burada da zaten biz Çerkezköy olarak Türkiye’de sayılı okullar arasında olduğumuz gözüktü bu pandemi sürecinde. Meslek liselerimizin ürettiği maske, dezenfektan gibi ürünlerle son derece Türkiye’de ilk 3’te, ilk 5’te yer aldılar” dedi.
Sanayi Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında 10 yıllık bir protokol imzalandığını ifade eden Apaydın, “Bu bölgede 3 tane sanayi bölgemiz var, Yalıboyu, Çerkezköy ve Veliköy Organize Sanayi Bölgesi. Buradaki sanayi bölgeleri ile 3 okulumuz eşleştirildi. Bu birimlerde mesleki eğitim bürosu açıp buraya ilgili öğretmen veya yönetici görevlendirilerek niteliğin arttırılması yönünde çalışmalar yapılacak.” ifadelerini kullandı.

“BİZ KURUM OLARAK GEREKLİ EĞİTİM FAALİYETLERİNİ YÜRÜTMEKTEYİZ”

Çerkezköy Mesleki Eğitimi Merkezi Müdürü Ali Uzun da yaptığı konuşmada, “Biz kurum olarak gerekli eğitim faaliyetlerini yürütmekteyiz. Bu tür faaliyet kurumlarıyla yaptığımız faaliyetleri de bir şekilde karar olarak sürece dahil olmaları hem faydalanacakların sayısının artmasına hem de bu anlamda belge ihtiyacı olan çalışanların ihtiyaçlarının karşılanması anlamında olumlu katkılar sağlayacaktır. Mesleki Eğitim Merkezi faaliyetleri hem sektör hem de veliler açısından bilinmiş olsa bu sorunları büyük oranda çözmüş olacağız. Mesleki Eğitim Merkezine kayıt olan bir öğrenci 9’uncu sınıftan itibaren haftanın 4 günü iş yerinde haftanın bir günü ise okul ortamında teorik eğitim alıyor. Bu süreçte hem mesleği canlı iş hayatının içerisinde öğrenmiş oluyor iş hayatını üretimi hizmeti tanımış oluyor bundan dolayı da 4 yılın sonunda mezun olduğu zaman artık iş hayatının parçası olarak mezun oluyor. Bu da aslında işin yapmış olduğu meslekte devamını sağlamış oluyor. Bu anlamda velilerimiz de bu işin biraz uzağında maalesef. Şu anda büyük oran tüm velilerimiz öğrencilerinin Fen Lisesi öğrencisiymiş gibi üniversiteye giderekten hayatı öyle atılmaları yönünde bir kanaat oluşturmuş durumda. Aslında bunu yıkmaları lazım. Tüm eğitim süreçlerinin sonunda iş hayatına atılmak var. Bizim eğitim sisteminde gelen bir öğrenci 9’uncu sınıftan itibaren iş hayatına atılmış oluyor, sistemi öğrenmiş oluyor. Diğer taraftan ortaöğretimden sonra eğer çocuğunuzun yapmış olduğu bir meslek yoksa belli bir yaş seviyesinden sonra onun alışması üretimin içerisine girmesi zor oluyor. Biz bu sistemi hem velilerimize hem de iş hayatına aktarabilirsek çok ciddi sonuçlar alınabilir.” ifadelerini kullandı.

“İŞKUR İLE MİLLİ EĞİTİM ARASINDA BİRAZ KOPUKLUK GÖZLEMLİYORUM”

Gözlemlerini dile getiren İŞKUR Temsilcisi Faruk Kocamaz da “Kişilerin meslek lisesine gitmesini teşvik etmek ara eleman ihtiyacını karşılamak ikincisi de bunların istihdamını kolaylaştırmak. İstihdamını kolaylaştırmak istiyorsak önerim bunu daha önce bir toplantıda yine görüşmüştük bazı görüşler ortaya çıktı. Meslek lisesi bitirenlere daha fazla ücret verilsin vs. gibi fikirlerden yola çıktılar bence bu istihdamı daha da azaltır. Eğer ekstra bir ücret vereceğiz diye işverenin karşısına gidersek istihdamı azaltır neden azaltır, biz yaklaşık binin üzerinde firmayla daha önce yapmış olduğumuz çalışmalarda hep şunu gözlemledik, işverenlere soruyoruz hangi eğitim düzeyinde eleman talebiniz vardır? İşverenlerden bize gelen yaklaşık yüzde 50 ve daha yakın cevap ilköğretim mezunu da olsa ortaokul mezunu da olsa ben bunu çalıştırır, yetiştiririm. Demek ki birinci felsefede bu lise mezunu şartını aramıyor. Peki biz bu meslek liselerini nasıl istihdama katacağız? Bu noktada işverene istihdam teşvikleri verilmesi gerekir. Örnek veriyorum bir işveren meslek lisesi çıkışlı birini işe aldığı zaman 12 ay boyunca sigorta primlerinden muaf olması gerekir gibi bir teşvik çıkarsa her işveren meslek lisesi bulmak için sıraya girecektir. Ancak tersi bir mantıkla asgari ücret 3 bin TL ise biz meslek lisesine 4 bin TL verelim. Özel sektör bu mantıkla çalışmıyor. Özel sektör bir işveren için en önemli nokta maliyet kalemi ne kadar az olacaktır dolayısıyla işsizlik fonundan karşılanacak sigorta teşvikleri ile meslek liselerinin istihdamına katkı sağlanabilir. Birinci öngörüm bu. İkinci öngörüm ise, özellikle okullarla İŞKUR arasındaki iş birliğinin sağlamlaştırılması lazım. Gözlemlediğim Şu İŞKUR ile Milli Eğitim arasında biraz kopukluk gözlemliyorum. Bunu nasıl ortadan kaldırabiliriz? Özellikle meslek liselerinde işe meslek danışmanı unvanında çalışmış kişilerin de meslek liselerinde istihdam edilmesi gerekir. Burada şu karşımıza çıkacak, özellikle işe meslek danışmanı nedir ki okullara girdiği zaman çözüm olsun? İşe meslek danışmanı iş arayan ve işverenlerle köprü kurar, yıl içerisinde hiç görüşmüyoruz hep 200’ün üzerinde işveren görüşmesi yapan kişilerdir. Dolayısıyla meslek liselerinde rehber hocasıyla birlikte kombineli en az 5 yıl görev yapmış bir işe meslek danışmanının meslek liselerinde görev yapması meslek liselerinin sanayi ile olan iş birliğini daha da kolaylaştıracaktır. Neden, biz İŞKUR olarak gittiğimiz zaman daha rahat kurumlara girip çıkabiliyoruz? İşveren ve yetkilileriyle diyaloglarımız daha güçlü, işe meslek danışmanı olarak 5 yıl görev yapan kişilerin okullarda rehber hocasıyla birlikte koordineli olarak görev yapması bu milli eğitim ve İŞKUR işbirliğini arttıracak, okul ile sanayi iş birliğini kuvvetlendirecektir. Böyle bir çıkış yoluna da gidilebilir kanaatindeyim.” şeklinde konuştu.