Kocaeli Valisi Seddar Yavuz'u ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın'ı ziyaret eden Özhaseki, daha sonra AK Parti İl Başkanlığına geçti. Burada İl Başkanı Şahin Talus ve partilerle bir araya gelen Özhaseki, MHP İl Başkanlığına da ziyarette bulundu.

Basına kapalı görüşmelerin ardından Interteks Fuar Alanı arkasındaki dip çamuru temizliği bölgesinde inceleme yapan Özhaseki, yetkililerden bilgi aldı. Daha sonra içinde çamur bulunan geotekstil tüpü kesen Özhaseki, kürek yardımıyla çamuru çıkardı.

Bakan Özhaseki, gazetecilere yaptığı açıklamada, 7 vilayete sınır ve 11 bin 500 kilometre yüzeye sahip Marmara Denizi'nin çevresinde 27 milyon insanın yaşadığını anımsattı.

Marmara Denizi'nden yılda yaklaşık 40 bin geminin geçtiğini aktaran Özhaseki, Marmara'nın sanayi, ticaret, finans olarak "Türkiye'nin can damarı" denebilecek bölge olduğunu vurguladı.

 "Yanlış işlerin yapılmasına izin vermeyeceğiz"

Marmara Denizi ve adaların 2 yıl önce özel çevre koruma alanı ilan edildiğine değinen Özhaseki, dip çamuru temizliğinin planladıkları şekilde süren bir çalışma olduğunu bildirdi.

Bakan Özhaseki, projenin birinci etabının ardından ikinci aşamaya geçileceğini belirterek, şu bilgileri verdi:

"Buradan 33 milyon metreküp çamur çıkaracağız ve Marmara bundan yıllar öncesindeki gibi asli haline yeniden dönecek. Burada hayat yeniden canlanmış olacak. Ne koku kalacak ne de bizim tehdit olarak gördüğümüz müsilajlar bir daha buralarda gözükecek diye düşünüyoruz. Bu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak yürüttüğümüz en büyük projelerin başında geliyor. Bu faaliyetleri sürdüreceğiz. Bu ülke bizim. Bir tane ülkemiz var. Buranın da asla kirlenmesine izin vermeyeceğiz. Yanlış işlerin yapılmasına izin vermeyeceğiz."

Bir gazetecinin deprem ve kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin sorusu üzerine Özhaseki, Anadolu coğrafyasının dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olarak bilindiğine, bölgenin ve Türkiye'nin tamamının deprem bölgesinde yer aldığına işaret etti.

Bakan Özhaseki, Türkiye topraklarının yüzde 66'sının 1. ve 2. derece deprem bölgesi olarak sınıflandırılabileceğine değinerek, "Nüfusumuzun da yüzde 71'i de bu bölgelerde yaşıyor. Ama hiç kimse '3. ve 4. derece diye tasniflenen yerlerde deprem olmaz.' diye düşünmesin. Her an her yerde olabilir. Bizim, deprem bölgesi, ülkesi olduğumuzu bilerek hareket etmemiz icap ediyor. İnşaatlarımızı yaparken, içinde canlarımızı taşıyacağımız evlerimizi kurarken, inşa ederken büyük dikkatle titizlikle bu işi sürdürmemiz icap ediyor. Eğer bunu yapmazsak, depremlerde çok dizimize vururuz, çok ağlarız, çok pişman oluruz." şeklinde konuştu.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nden sonra yönetmeliklerin değiştiğine dikkati çeken Özhaseki, bu tarihten sonraki yönetmeliklere uygun yapılmış binaların, suistimal edilmediği takdirde zarar görmeyeceğini söyledi.

"Bundan sonra asla tahammülümüz yok"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, yönetmeliklere uyulmadığı takdirde zararın ve kayıpların kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, uzunca bir süredir ve Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'taki depremlerin ardından bölgelerdeki imar yetkilerini Bakanlık bünyesinde topladıklarını bildirdi.

Bu konuda 4 kırmızı çizgilerinin bulunduğunu her yerde ifade ettiklerini dile getiren Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Birincisi, artık fay kırıklarının olduğu yerde, fay hatlarının geçtiği yerlerde asla ve asla inşaat yapılmayacak. Çünkü üzerine çelikten tek katlı bina bile inşa etseniz, aşağıdan gelecek enerji onu kaldırıp atıyor. O zaman buna çok riayet etmeniz gerekiyor. İkincisi, dere yataklarının olduğu yerlerde, bir daha yapının inşa edilmemesi icap ediyor. Üçüncüsü zemin sıvılaşması olan yerler ki son 6 Şubat depremlerinde bunu da gördük. Oralarda yapacağınız yapı da her türlü kurala riayet etseniz bile yıkılıyor. Son olarak, özellikle bu konunun altını çiziyorum, belediye başkanlığı dönemimde de bunlara riayet etmiş birisi olarak net söylüyorum, bundan sonra mühendislik hesaplarından başlayarak her türlü yapım aşamasında sıfır tolerans uygulanacak. 'Bir kat daha atsanız ne olur?' gibi zamanında bu tür sözlerle yapılan işlerin ve ihmallerin nelere mal olduğunu çok gördük ve çok dizimize vurduk. Bundan sonra bunlara asla tahammülümüz yok. İnşallah bundan sonra daha dikkatli olacağız. Bunlara riayet ettiğimizde 8-9 büyüklüğünde deprem olsa bile evimizde güvenli şekilde oturacağımızı ümit ediyorum."

"Engellemezsek, 10 senede bir büyük masraflarla karşı karşıya kalırız"

Dip çamuru temizlik projesinin devam edip etmeyeceğiyle ilgili soruya Özhaseki, "Temizleyeceğiz ama akabinde de bir daha kirletilmemesi için elimizden gelen her türlü tedbiri alacağız. Yoksa birileri hoyratça davranacak, kirletecek, biz de geleceğiz milyarlar harcayacağız, bir daha temizleyeceğiz. Böyle bir şey olamaz." yanıtını verdi.

Bakan Özhaseki, Bakanlıkta, sanayi kuruluşlarını 24 saat izledikleri sistem bulunduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:

"Oralardaki cezalarımız çok ağır. Geçenlerde kimyasal döken gemiyle ilgili arkadaşlar, 150 milyondan fazla ceza hazırlamışlar. Gemi sahibi şöyle itiraz ediyor, 'Gemim 75 milyon eder, siz bana 150 milyon ceza yazdınız.' Kirletmeyecek. O kadar basit. Kirletmese kimse bir şey demiyor zaten. Bu ülke bizim, bu denizler bizim. Mavi vatan diye adlandırıyoruz zaten. Seyahat halindeki gemiler dahil olmak üzere, karada, tarımsal olarak kullandığımız kimyasal ilaçların da denizle kavuşmasını engellemek lazım. Engellemezsek, 10 senede bir büyük masraflarla karşı karşıya kalırız. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz." ifadesini kullandı.

Özhaseki'ye, Yavuz, Büyükakın, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Cemil Yaman ve Veysal Tipioğlu, Mehmet Akif Yılmaz, MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, İl Başkanı Talus ve ilçe belediye başkanları eşlik etti.

Editör: Ayşe Nur Özdemir