banner265

banner571

Gıda güvenliğinin bekçileri: Arılar

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fulya Özdil, arıları korumamızın geleceğimizi korumak olduğunu ve arıcılık faaliyetlerine desteğin artması gerektiğini söyledi.

TEKİRDAĞ 22.05.2022, 10:49 Bakış Haber Merkezi
Gıda güvenliğinin bekçileri: Arılar
banner301

Çerkezköy Bakış  - Arıların ekosistem çeşitliliğine katkıları ve arı popülasyonlarının azalması konusunda farkındalık oluşturmak için 2017 yılından bu yana 20 Mayıs “Dünya Arı Günü’’ olarak kutlanıyor.
Arılar, insanların dengeli ve sağlıklı beslenmeleri açısından önemli gıda maddeleri üretmenin yanı sıra bitkilerde sağladığı tozlaşma ile de ekolojik dengenin korunması ve tarımsal üretim açısından büyük bir öneme sahip.
Anadolu Ajansı muhabirinin Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) verilerinden derlediği bilgilere göre, dünya gıda üretiminin yüzde 90’ı, 100 bitki türünden elde ediliyor. Bu bitki türlerinin 70'i de arıların gerçekleştirdiği tozlaşmaya ihtiyaç duyuyor. Yani bal arıları, insanoğluna bal, polen, propolis ve arı sütü gibi ürünleri vermenin yanı sıra yaptıkları polinasyon ile bitkisel üretimde miktar ve kaliteyi de yükseltiyor.

"ARILARLA BİRLİKTE YAŞAMAYI ÖĞRENMEMİZ GEREKİYOR"

AA muhabirine 20 Mayıs Dünya Arı Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Fulya Özdil, arıların korunması ve arıcılık faaliyetlerine desteğin artması gerektiğini söyledi.
Özdil, şöyle devam etti: "Arılardan korkmamalıyız, arılar iğnesi olup tehlike anında soktuğu için biz korkuyoruz aslında ama hakikaten arılar bizim hayatımızda olmak zorunda. Onları sevip korumalıyız ve gerçekten arıcılık faaliyetlerine destekler artmalı. Hem kar getiren bir iş kolu, hem de bizim arılara çok ihtiyacımız var. Ekosistemi, çevreyi, doğayı korumak adına arılarla birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor."

"ARILAR DÖLLENMEZSE TOZLAŞMA OLMAZ, BİTKİ OLMAZ, HAYVAN OLMAZ SONUNDA DA İNSAN OLMAZ"


Özdil, arıların ekosisteme en büyük katkılarından biri olan tozlaşmanın gerçekleşme süreciyle ilgili şu bilgileri verdi: "Bitkisel üretimde meyve oluşumu için öncelikle çiçeğin ya kendi polenleriyle ya da başka bitkilerin polenleriyle döllenmesi gerekir. Bundan sonra meyve oluşumu gerçekleşir. Bu, arıların yaptığı bir işlemdir. Normal şartlarda rüzgarla da olabilir ama gezdikleri her çiçekten polen, nektar topladıkları için aynı zamanda polenleri getirip diğer çiçeklere de aktarabildikleri için arıların polinasyonda çok önemli bir etkisi var. Arılar, bu noktada diğer bütün böceklerden daha ön planda."

"ARILAR YOK OLURSA İNSANOĞLU ÇOK BÜYÜK SIKINTI YAŞAYACAK"

Ünlü bilim insanı Einstein'ın "Arılar olmazsa insanlık ancak 4 yıl yaşayabilir" dediğini aktaran Özdil, "Arılar döllenmezse tozlaşma olmaz, bitki olmaz, hayvan olmaz, sonunda da insan olmaz. Tabii bu 4 yıl biraz iddialı... Bugünkü teknolojilerle belki bu 4 yıl değildir. Şu an itibarıyla çok daha uzun süre belki hayatta kalabiliriz ama gerçekten arılar olmazsa öncelikle ekosistemde döllenme, yabancı tozlaşma dediğimiz süreç olmayacak. O zaman da bitkisel üretimde verimimiz azalacaktır. Yani arıların dünya üzerinden yok olması durumunda insanoğlu ham madde temini ve besin maddesi bulma noktasında çok büyük sıkıntı yaşayacak." dedi.
Harvard Üniversitesi'nden Samuel Myers'ın 2015 yılında yaptığı bir çalışmaya atıfta bulunan Özdil, "Onun yorumuna göre arıların tamamının yok olması, aşağı yukarı yılda 1 milyon 420 bin gibi insanın ölümüne sebep olacak çünkü dünyada meyve üretiminin yüzde 22 oranında azalacağını iddia ediyor araştırıcı. Bu da sebze üretiminde düşüşlere, tahıl üretiminde yüzde 22'lik bir düşüşe neden olacak. Bu ne anlama geliyor? Bitkisel üretimde gıda ham maddesini kaybediyoruz demek. Gıda ham maddesini kaybetmemiz demek besin kaybetmemiz demek. Şu anda kaynaklarımız yetmiyor, daha da azalacak demek." ifadelerini kullandı.


KİMYASAL KULLANIMININ ARILARA ZARARLARI

Arıların yaşamını tehdit eden faktörlerden birinin kullanılan tarım ilaçları olduğunu dile getiren Özdil, kimyasal kullanımının minimumda tutulması gerektiğinin altını çizerek şu değerlendirmede bulundu: "Arılar en çok kimyasal maddelerden olumsuz etkileniyor. Arıların ham madde topladığı yani nektar ve polen topladığı yer bitkiler olduğu için eğer ki o aldığı bitkide kimyasal bir mücadele yapılmışsa yani insektisitler, böcek öldürücü ya da pestisit yabancı ot mücadelesi yapıldıysa ve orada kimyasal kalıntısı varsa bitki üzerinde arıları etkiliyor çünkü arılar bu kimyasallara karşı çok dayanıklı değil. Kimyasalları aldıkları takdirde koloniye götürüyorlar ve koloni kaybı yaşanabiliyor. Bundan 2-3 yıl önce çok ciddi anlamda koloni ölümleri söz konusu oldu, bir anda bir bal arısı kolonisinin yok olduğunu, tamamen söndüğünü gördük. Kaynağı hep araştırıldı ve arıların toplu ölümlerinin kimyasal kalıntılardan olduğu görüldü."

TÜRKİYE'DE ARICILIK

Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de 2015-2021 yılları arasında işletme sayısı, toplam kovan sayısı, bal üretimi, balmumu üretimi ve bal verimine ilişkin rakamlar şu şekilde:

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü Müdürlüğünün 2020 verilerine göre, dünyada toplam kovan miktarında ilk sırada yer alan Hindistan, 12,2 milyon kovan ile %13’lük paya sahip. 9,2 milyon kovan ile %9,8 paya sahip Çin ikinci sırada ve 8,2 milyon kovan ile %8,7 paya sahip Türkiye ise üçüncü sırada yer alıyor. Toplam kovan sayılarında 2020 yılında bir önceki yıla göre Hindistan’da yüzde 0,3, Çin’de %0,4 ve Türkiye’de ise yüzde 0,6 oranında artış gerçekleşti.

2020 yılı dünya bal üretiminde %25,9’luk paya sahip olan Çin, 458 bin ton üretimle ilk sırada yer alırken, yüzde 5,9‘luk paya sahip Türkiye 104 bin ton ile ikinci, yüzde 4,5’lik pay ile İran ise 80 bin ton ile üçüncü sırada yer alıyor.AA

Kaynak: Anadolu Ajansı
Yorumlar (0)
banner683
Namaz Vakti 30 Haziran 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31