İlçede 50 yılı aşkın süredir terzilik yapan Karaşahin, AA muhabirine, 1973'te İstanbul Terzilik Tekamül Enstitüsünden terzilik diploması aldığını ve bu tarihten itibaren Sındırgı’da dükkan açtığını söyledi.

Mesleğe başladığında tek makine ile çalıştığını, daha sonra işleri büyüttüğünü belirten Karaşahin, ancak günümüzde hazır giyim sektörünün büyümesiyle mesleğin bitme noktasına geldiğini anlattı.

Eskiden terziliğin önemli bir meslek olduğunu ifade eden Karaşahin, "Diplomayı İstanbul’da aldık. Bunu herkes alamıyor tabii. İstanbul’da çalışması gerekiyor. Okuluna gitmesi gerekiyor. Hikmet Mercan ustamız vardı. Orada 8 ay kurs gördük. Bittikten sonra 8 ay daha gördük. Gündüzleri kurs gördük, geceleri çalıştık." dedi.

Bölgede takım elbise diken tek terzi olarak kaldığını aktaran Karaşahin, önceki yıllarda 100-150 takım elbise dikerken şimdilerde sadece yılda 10 adet diktiğini bildirdi.

Emzirme kabinine yoğun ilgi Emzirme kabinine yoğun ilgi

Şık giyinmeyi sevdiğini dile getiren Karaşahin, şöyle konuştu:

"Her şeyin temiz olması lazım. Yamalı pantolon giymem. Ütülü pantolon giyerim, ütülü ceket giyerim. Ceketimi 47 yıldan beri yazları çıkarırım. Kışın devamlı ceketimle çalışırım. Bana ustamın verdiği öğüt budur. 'Ceketle çalış oğlum, bir müşteri geldiğinde önce senin sırtına ve paçana bakar' derdi. Önce diktiğim elbiseme bakıyor, ondan sonra pantolonuma bakıyor. 'Senin üstündeki ceket gibi olsun, senin pantolon gibi olsun' diyor müşterim."

Kaynak: AA