Diyetisyen Miray Nur Aykut, bebeklerde ve çocuklarda yaşanan besin alerjileri hakkında bilgilendirmede bulundu:

Bebeklerde ve çocuklarda besin alerjileri, son yıllarda giderek artan bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Bunun nedeni hala tam olarak netleştirilmemiş olsa da değişen zaman ve ihtiyaçlar daha anne karnında bebeklerin alerjik bir yapı ile doğmasına neden olmaktadır. Özellikle sezaryen doğum ile doğan bebeklerde alerji görülme riski normal doğan bebeklere göre daha fazladır.

Besin alerjileri, çeşitli besin maddelerine karşı oluşan aşırı hassasiyet reaksiyonlarıdır ve bütün besinler alerji oluşturma riski taşır. Bu alerjiler genellikle süt, yumurta, fındık, deniz ürünleri, buğday gibi yaygın gıdalara karşı gelişebilir. Besin alerjilerinin belirlenmesi ve yönetilmesi, bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişimlerini desteklemek için hayati öneme sahiptir.

Bebeklerde besin alerjileri genellikle cilt döküntüleri, kaşıntı, kusma, ishal, solunum sorunları ve gürültülü, mukuslu kanlı kaka gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Anne ve babalar, bebeklerinin bu tür belirtilerini tanıyarak ve doktora başvurarak besin alerjilerini doğru bir şekilde teşhis ettirebilirler.

Ritim bozukluğunda kalp pili ile yaşamın püf noktaları Ritim bozukluğunda kalp pili ile yaşamın püf noktaları

Besin alerjisi tedavisi emen bir bebek için annenin beslenmesinden, ek gıdaya başlamış bir bebek için annenin ve bebeğin beslenmesinden o besini çıkarmak ile gerçekleştirilir. Mama ile beslenen bebeklerde ise özel alerji mamaları kullanılır.

Besin alerjileri, bebeklerin ve ailelerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Diyetten besini çıkarmada oldukça dikkatli bir yol izlenmeli ve kaçak ihtimali sıfırlanmalıdır. Ayrıca kaliteli süt üretimi ve sağlıklı büyüme için dışlanan besin yerine doğru kaynakların yerine konulması oldukça önemlidir. Besin alerjileriyle başa çıkmak, anne ve bebeklerin sağlığını korumak mümkündür. Bebeklerin sağlıklı bir şekilde büyüme ve gelişmeleri için doğru beslenme çok önemlidir. Besin alerjileriyle mücadele etmek için ise doğru beslenme planlarının oluşturulması ve uygulanması gerekmektedir. İşte bu noktada, bebeklerde besin alerjilerinde diyetisyenin rolü büyük önem taşımaktadır.

BESİN ALERJİLERİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

1) Doğru besine alerji olup olmadığının saptanması gereklidir.
- Gereksiz yere beslenmeden çıkarılan besinler annenin ve bebeğin vitamin-mineral eksikliği yaşamasına ilerleyen aşamalarda da bebeğin gelişim geriliği yaşamasına neden olabilir. Bu süreçte detaylı besin tüketim takibi yapmak esastır.

2) Kaynaklar güzel bir şekilde öğrenilmelidir.
- Çoğu kişi besin alerjisi denildiğinde direkt alerji tanısı konulan besini tüketmeyi bırakır ancak beslenmeden o besinin girdiği tüm besinler de çıkarılmalıdır. Örneğin; inek sütü alerjisinde, süt yoğurt, tereyağının yanı sıra bunların içinde bulunduğu kek, kurabiye, poğaçalar, her türlü hayvansal sütler, laktozsuz süt, laktozsuz kefir gibi ürünler beslenmeden çıkarılmalıdır.

3) Çapraz bulaşmadan kaçınılmalıdır.
- Beslenmeden tüm alerji kaynaklarının çıkarılmasının yanı sıra o kaynağın bulaşma ihtimali de sıfırlanmalıdır. Buna şu örneği verebiliriz; peynir kesilen bir bıçak güzelce yıkanmadan ekmek kesilirse peynirden ekmeğe bulaş olur ve bebek ekmeğe reaksiyon gösterebilir.

4) Çoklu besin alerjisi değerlendirilmelidir.
- Tüm bunlara dikkat edilmesine rağmen bebekte reaksiyonlar devam ediyorsa diğer besinlerin alerji yaratma ihtimali de değerlendirilmelidir. Bütün besinler alerji yaratma potansiyeli taşır.

5) Çıkarılan besinlerin yerine doğru kaynaklar konulmalıdır.
- Diyetteki annelere her zaman uzak durulması gerekenler söylenir ama yerine nelerin konulması gerektiği söylenmez. Bu süreçte bir diyetisyen eşliğinde dengeli ve düzenli bir şekilde dışlanan besine eş değer besinler beslenmeye eklenerek oluşma ihtimali olan vitamin, mineral, protein kayıpları engellenmeli; süt kalitesi ile birlikte anne ve bebek sağlığı desteklenmelidir.

Muhabir: Barış Karapaça