Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın'ın Hatay'a koordinatör olarak atanması ve hasarın büyüklüğü nedeniyle Defne ve Antakya ilçelerine sevk edilen ekipler, Kahramanmaraş'ta 22, Adıyaman'da 15, Hatay'da toplam 45 kişiyi enkazdan kurtardı.

Batan geminin mürettebatını arama çalışmaları 10. gününde devam ediyor Batan geminin mürettebatını arama çalışmaları 10. gününde devam ediyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı İtfaiye Eğitim Amiri Recep Yayla, AA muhabirine, teşkilatın sürekli eğitimlerle deprem başta olmak üzere afetlere hazır halde getirildiğini anlattı.

Deprem haberini alır almaz ilk aşamada 7 araç ve 32 personelle yola çıkıldığını aktaran Yayla, bölgeye giden ekipler arasında 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nden "acı tecrübe" edinen kişilerin bulunduğuna değindi.

Yayla, 1999 ve sonrasında çeşitli depremlerde aldıkları görevlerin müdahalelerde başarılı olmalarının en büyük sırrı olduğunu vurgulayarak, "O karşılaştığımız manzaradan çok etkilendik. Yani daha önce gittiğimiz Gölcük'ü de biliyorum ama o kadar geniş kapsamlı, geniş yıkımı olan bir yer ilk defa görmüştüm açıkçası. Bu ilk baştaki süreç bizi etkiledi ama sonrasında insanların yardım ihtiyaçları, taleplerini görünce hemen kendimize geldik. Motive olduk." diye konuştu.

Sekizinci ve onuncu günde kurtardıkları insanlar sayesinde yorgunluk hissetmediklerini dile getiren Yayla, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"En büyük motivasyon kaynağımız bir can kurtarmak. İnanmak, yani burada bir insana faydalı olduğunu bilmek... Eğitimlerde arkadaşlarımıza hep şunu söylüyoruz, 'Bir insan canı varsa risk alabilirsiniz ama mal için ya da farklı bir şey için risk almayın.' Burada insan canı söz konusuydu. Yıkılsa da hayatımızı kaybetsek de en azından bir canı kurtarmak için hayatımızı kaybetmiş olacaktık."

- "O an istediğimiz süper bir güce sahip olmaktı"

Müdahale Şube Müdürlüğü Vardiya Amiri Mesut Çepil, Kartepe ilçesinde yangın görevine çıktığında deprem haberinin geldiğini, yapılan hazırlıkların ardından ikinci ekipte bölgeye yola çıktığını kaydetti.

Çepil, ilk gün televizyondan gelişmeleri izlerken depremi yaşamış biri olarak çocuk gibi ağladığını aktararak, "İkinci günü 35 kişilik ekiple Antakya'nın Cebrail bölgesine hareket ettik. Olay yerine ilk vardığımızda gece saatleriydi. O an hani 1999 Marmara depreminde yaşadıklarımın aynısını hissettim. Biraz da çaresiz." şeklinde konuştu.

"Tabii o an istediğimiz şuydu; keşke süper bir güce sahip olsam. Hani elimle böyle enkazın hepsini tek tek kaldırıp, oradaki yardım bekleyen insanları kurtarabilsem." diyen Çepil, ilk vardıkları andan itibaren 23 saat boyunca hemen hemen ses aldıkları her enkazda yardımcı olmaya çalıştıklarını söyledi.

Çepil, Kocaeli İtfaiyesi olarak 82 vatandaşın hayata tutunmasına yardımcı olabilmelerinin gururunu yaşadıklarını sözlerine ekledi.

- "17 Ağustos'un çok çok daha üzerinde bir yıkım"

Önleme ve Eğitim Şube Müdürlüğü Eğitim Birimi eğitmeni Hasan Koyunlu da henüz 1 yıllık itfaiyeciyken 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'ni yaşadığını anlattı.

Koyunlu, deprem bölgesinde karşılaşabileceği durumlarla ilgili mental ve fiziksel öngörüsünün bulunduğunu ancak Antakya'ya ulaştığında karşılaştığı durumun çok farklı olduğuna dikkati çekti.

Mesleki açıdan baktığında 6 şubat depremlerinin 17 Ağustos'un çok çok daha üzerinde olduğundan bahseden Koyunlu, çok daha geniş alanı etkileyen durumla karşılaştıklarını belirtti.

Koyunlu, İtfaiye Daire Başkanlığının eğitimlere büyük önem verdiğini ve teknolojiyi yakından takip ederek afetlere müdahale gücü ve hızını her geçen gün artırdığının altını çizerek, Marmara Depremi zamanında enkaz görüntüleme, dinleme, sismik-akustik ekipmanlarının bulunmadığına dikkati çekti.

- "Tabii o an dehşet bir duygu karmaşası yaşıyorsun"

İtfaiye amiri Serdar Bayar ise Marmara, Elazığ ve Van depremlerinde görev aldığını, son depremde Cebrail Mahallesi'ndeki bir binada yaklaşık 7-8 saatlik müdahaleyle iki kişiyi kurtardıklarını anlattı.

Çalışmalar sırasında Allah'ın insana ayrı bir güç verdiğini, iki, üç gün hiç uyumadan çalışabildiklerine dikkati çeken Bayar, şöyle konuştu:

"Tabii o an dehşet bir duygu karmaşası yaşıyorsun. Tabii kurtardığımız için çok güzel ve özel duygular. Marmara Depremi'nde de uzun süre hiç çıkmamıştım enkaz alanından. 10 kadar canlıya ulaşma şansımız olmuştu. O zaman teknolojimiz de elimizdeki malzemeler de çok eskiydi. Kurtarma ekipleri de bu kadar yoğun değildi. Şimdi daha da donanımlıyız ama çalışmaları aksatmamamız, daha da iyi olmamız gerekiyor."

Kaynak: AA