Kadir Has Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri öğrencisi Duran'a (20), ilkokul 5. sınıf öğrencisi olduğu dönemde, 11 yaşındayken lösemi teşhisi kondu. Moralini bozmayan ve tedavi yöntemlerine sıkı sıkıya sarılan Duran, 2 yıllık mücadelesinin ardından hastalığı yendi ve bugün sağlıklı bir genç olarak hayatına devam ediyor.

 "Annem hastalığımı söylediğinde, şoke oldum"

Mücadelesini ve hedeflerini AA muhabirine anlatan Duran, hastalığı yendiği günün, Uluslararası Çocukluk Çağı Kanseri Günü'ne denk geldiğine dikkati çekerken, ilk teşhisinin konmasıyla ilgili hastaneye yattığında hala lösemi olduğunu bilmediği ve ailesinin cesaret edip kendisine söyleyemediğini ifade etti.

Duran, süreci şöyle anlattı:

"Odayı lösemili bir çocukla paylaşıyordum. O arkadaşa 'Senin hastalığın ne?' diye sorduğumda 'lösemi olduğunu' söyledi. Arkadaşımın lösemi olduğunu duyduğumda kendi halimi bilmeden onun için çok üzüldüm. Sonra o odadan çıkınca anneme, 'Arkadaşım lösemiymiş' dedim. Annem birden, 'Sen de lösemisin.' dedi. Bu cevap karşısında şoke oldum. Sonra olaya alıştığımda anneme, 'Niye böyle pat diye söyledin?' diye sordum. 'Ben kaç aydır söylemeye çalışıyordum ama başaramıyordum, arkadaşın konuyu açınca birden ondan cesaret aldım.' diye cevap verdi."

Lösemi olduğunu öğrenmenin şaşkınlığını atlattığını ve daha 11 yaşında olmasına rağmen hastalığını araştırmaya başladığını belirten Duran, aynı zamanda doktorundan çok detaylı bilgi aldığını, onunla konuşmanın kendisine moral verdiğini ve kendisine 'hastalığı yenilebileceği' telkininde bulunduğunu vurguladı.

 "Tüm çocukların lösemiyi yeneceğine inanıyorum"

Zorlukla geçen tedavi sürecinde ilk 3 ay hastaneden hiç çıkamamanın çocukların psikolojisini zorladığına işaret eden Duran, "Her ay bir hafta ev tatili alınan bu süreç, 8-9 ay devam ediyor. Benim tedavi sürecim ayrıca çok zor geçti. Kemik erimesi başladı, kullandığım ilaçlar alerji yaptı. Kortizon bazılarında saç dökülmesi bile yapmamasına rağmen ben aldığım ilk gün saçlarım dökülmeye başladı. Bu yüzden doktorum, 'Bütün yan etkileri gösteren tek hastamsın. Sen benim için bir kahramansın.' demişti. Bunu duymak bana daha güç verdi ve beni daha mücadeleci yaptı." diye konuştu.

Sılan Duran, hastalığın ilk döneminde içine kapandığını ve kimseyle konuşmak istemediğini dile getirerek, şunları anlattı:

"Akrabalarım geldiğinde ancak camın arakasından görüşüyorduk ama onlarla hiç konuşmak istemiyordum. Bir tek annemle iletişim kuruyordum. Bir gün hastaneye lösemiyi yenmiş bir abla ziyaretime geldi. 'Ben de senin gibi lösemiydim ama yendim bu gün sapasağlam ayaktayım sen de bu hastalığı yeneceksin' dedi. Onun sözleri bana bir teselli oldu. O günden sonra çevremle iletişim kurmaya ve daha iyimser ve mücadeleci olmaya başladım. Bana moral olan abla sayesinde LÖSEV'e kayıt yaptırdım, onlar hem bana hem aileme destek oldu."

Tedaviyle geçen 2 yıllık sürecin ardından hastalığı yendiğini ve LÖSEV gönüllüsü olmaya karar verdiğini aktaran Duran, kendisine umut olanlar gibi hastane hastane gezerek, çocuklara umut olmaya çalıştığını dile getirdi.

Darbettiği doktora tehditten yargılanan sanığa tahliye Darbettiği doktora tehditten yargılanan sanığa tahliye

Hasta çocuklara moral için yaptığı ziyaretlerde kendisine sürekli, "Benim de saçlarım senin gibi uzayacak mı?' sorusu sorulduğunu vurgulayan Duran, "Tüm lösemili çocuklara seslenmek ve 'Hepinizin saçı uzayacak, merak etmeyin.' demek istiyorum. Ben nasıl yendiysem, tüm çocukların bu hastalığı yeneceğine inanıyorum. Kendilerine inanmalarını istiyorum zira umudumuzu güçlü tutmalıyız, moralimiz ne kadar yüksek olursa o kadar mücadele kabiliyetimiz artıyor." dedi.

 "Onkoloji Olimpiyatlarında birinci oldum"

Lösemiye yakalanmadan önce çok iyi bir yüzücü olduğunu ve hastalığı yendikten sonra tekrar yüzmeye başladığını da anlatan Duran, "Polonya'da Onkoloji Olimpiyatlarına katıldım ve yüzmede birinci oldum. Madalya ile Türkiye'ye dönmek beni çok onurlandırdı. Hastalık sürecinde öz güvenim çok düşüktü, bu başarılar özgüvenimi artırdı. İçe kapanıklığımı attım daha sosyalleşmeye başladım." sözlerini kullandı.

Hastalığı yense de "Tekrar nükseder mi?" korkusu taşıdığını, her yıl bir kez muayeneye gittiğini ve bu yıl doktorunun ilk kez, 'bir daha nüksetme tehlikesinin olmadığını' söylediğini aktaran Duran, "Bu beni çok mutlu etti. Gerçi bu korku bizi daha güçlü kılıyor. Zira bir kez yendim, bir kez daha yenerim diye düşünüyoruz." şeklinde konuştu.

Geleceğiyle ilgili, "Bir çok planım var." diyen Duran, yazılım mühendisi olmak ve abisiyle birlikte internet oyunu üretmek istediğini kaydetti. Bilim kurgu kitapları yazdığından da bahseden Duran, yazdığı 4 kitabın basılıp yayımlanmasını çok arzu ettiğini de sözlerine ekledi.

Kaynak: AA