Prof. Dr. Görür, Yedisu Fayı'nın kırılma periyodunun dolduğunu ve bu bölgede 7.2 ile 7.4 büyüklüğünde depremlerin olabileceğini belirtti. "Kuzey Anadolu fayında, ortalama 250 yıllık periyotlarda büyük deprem olduğunu düşünürsek, bu bölgede büyük bir deprem riski var" diyen Görür, bölgenin tarihsel depremlerini incelediklerinde son büyük depremin 1784 yılında olduğunu söyledi.

Şeyh Edebali Türbesi'nde ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor Şeyh Edebali Türbesi'nde ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor

DEPREM DİRENÇLİ KENTLER

Görür, "Bingöl, Erzincan, Tunceli ve çevresi de deprem dirençli kentler haline getirilmeli" diyerek, yerel yönetimlerin acil olarak hazırlık yapmaları gerektiğini belirtti. Deprem dirençli kentlerin nasıl oluşturulacağını tüm Türkiye’yi dolaşarak anlattığını ifade eden Görür, 500'den fazla aktif fay hattının bulunduğu Türkiye'de depreme karşı dirençli şehirlerin oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

İSTANBUL İÇİN BÜYÜK TEHLİKE

Prof. Dr. Naci Görür, olası İstanbul depremiyle ilgili de uyarılarda bulundu. İstanbul’da 1 milyon 100 bin yapı stoğunun bulunduğunu ve bunların yaklaşık 97 bininin ciddi hasar alacağını belirten Görür, "100 bin bina, her binada 5 kat olsa 500 bin kat yapar. Her katta 2 daire olsa 1 milyon daire eder. Her dairede 4 kişi olsa, 4 milyon insanın can güvenliği doğrudan tehdit altında olacak" dedi. Bu insanların göçük altında kalma olasılığının yüksek olduğunu vurgulayan Görür, bu rakamların korkutucu olduğunu ifade etti.

MİKRO BÖLGELEME ÇALIŞMALARI

Başta Yedisu fayının geçtiği yerler olmak üzere ülke genelinde mikro bölgeleme çalışmaları yapılması gerektiğini belirten Görür, bu çalışmaların fay analizi, deprem dalgalarının zeminle etkileşimi, zeminin niteliği, deprem dalgalarının hızı, ivmesi, şiddetin dağılımı gibi verileri içermesi gerektiğini söyledi. İstanbul dışında bu çalışmaların doğru düzgün yapılmadığını belirten Görür, ülke genelinde bu tür hazırlıkların acilen başlatılması gerektiğini vurguladı.
 

Muhabir: Barış Karapaça