banner265

banner571

Kansızlık (anemi) hakkında bilinmesi gerekenler

Özel Optimed Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İrfan Aydın; dünyada her üç kadından birinin ve her beş erkekten birinin kansızlık yaşadığını belirtti.

Sağlık 09.03.2015, 15:17 09.03.2015, 15:27 Bakış Haber Merkezi
Kansızlık (anemi) hakkında bilinmesi gerekenler
banner301
Özel Optimed Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İrfan Aydın; dünyada her üç kadından birinin ve her beş erkekten birinin kansızlık yaşadığını belirtti. Kansızlık tedavisinde uygun demir ilaçlarının hekimin önerdiği doz ve sürede kullanılmasının yeterli olacağını söyleyen Aydın “Ancak kansızlık tedavilerinin en az üç ay sürmesi gerektiği düşünüldüğünde tadı hoş, alımı kolay ve mide şikâyetlerine yol açmayan bir demir ürününün seçilmesi önemlidir. İlaç tedavisi yanında demir açısından zengin besinler tercih edilmelidir.” dedi.

Çerkezköy Bakış -
Özel Optimed Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İrfan Aydın anemi (kansızlık) ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
ANEMİ NEDİR?
Anemi (kansızlık) tanımını; eritsosit kitlesinin ve buna bağlı olarak hemoglobi (HB) miktarı yaş ve cinsiyeti  için normal kabul edilen değerlerin altında olması durumu olarak açıklayan Dr. İrfan Aydın; “Erişkin erkeklerde 13.5 gr/dl ve erişkin kadınlarda ise 12 gr/dl altı anemi kabul edilir. Yaş ve cinsiyet dışında, ırk ,sosyal ekonomik düzey , yaşanılan yerin deniz seviyesinden yüksekliği, postür , plazma , hacmi değişikler gibi çeşitli faktörler Hb , Hct değerlerinde bireysel değişikliklere neden olabilir. Demir vücutta oksijen taşıma görevindeki alyuvarların yapımı için gerekli bir maddedir” şeklinde konuştu.
SIKLIKLA GÖRÜLÜYOR
“Dünyada; her 5 erkekten biri (% 20’si), her 3 kadından biri (%35’i), her 2 gebeden biri (%50’si) ve her 5 çocuktan ikisi (% 40’ı) kansızdır” diyen Dr. Aydın;  “Ancak pek çoğu bu durumlarını ne yazık ki bilmemektedir” dedi. Dr. Aydın’ın açıklamalarına göre; gelişmiş ülkelerde 0-5 yaş arası çocuklarda kansızlığa rastlama sıklığı % 4-20 iken, az gelişmiş ülkelerde aynı yaş grubunda bu oran % 80’lere kadar çıkıyor. Ülkemizde bu oran % 50 (her iki çocuktan biri) gibi oldukça yüksek bir değerde. Demir eksikliği, özellikle 6. ile 24. Aylar arasındaki bebeklerde ve ilkokul çağındaki çocuklar başta olmak üzere tüm yaş gruplarında, kansızlığın en yaygın nedeni olarak kabul ediliyor.
DEMİRİN VÜCUT İÇİN ÖNEMİ NEDİR?
Demir, insan vücudunda toplam 4 gr kadar bulunmasına karşın, biyolojik yönden oldukça önemli ve eksikliğinde ciddi sorunlara yol açan bir element. Demirin bu özelliği uzun yıllardır bilinmekte olup, eksikliği genellikle büyümenin çok hızlı olduğu küçük çocukluk ve ergenlik çağı ile hamilelik döneminde ortaya çıkar. Kadınlar ise, doğurganlık dönemlerinde aylık adet kanamaları ile kan kaybetmeleri nedeniyle ‘kansızlık’ yaşayabilirler. Bu faktörlerin yanında demir içeriği düşük olan yiyeceklerin fazla tüketilmesi ve ayrıca besinler yoluyla alınan demirin emiliminin de güç olması kansızlığın ortaya çıkışını kolaylaştıran faktörlerdir. Demirin vücuttaki en önemli görevi ise “hemoglobin” yapımıdır. Hemoglobin, kanımızdaki alyuvarlarda bulunur ve tüm dokuların yaşaması için gerekli olan oksijeni taşıma işlemini gerçekleştirir. Diğer bir deyişle, oksijen yaşantımız için ne kadar önemli ise oksijenin kullanılabilmesi içinde demir o kadar önemlidir.
KANSIZLIK EN ÇOK KİMLERDE GÖRÜLÜR?
Araştırmacılara göre kansızlık, kadınlar (öncelikle gebelerde) ve çocuklarda daha yaygındır. Başlıca risk grupları; doğurganlık çağındaki kadınlarda, gebelik döneminde demire olan ihtiyacın artmasıyla ayrıca emzirme döneminde ve aylık adet kanamaları nedeniyle kan kaybı yaşayan kadınlarda kansızlık daha sık görülür. Bebekler ve çocuklarda, hızlı bir büyüme temposu olduğundan gelişmenin sağlıklı sürdürebilmesi için demire daha fazla ihtiyaç vardır. Ancak besinlerle alınan demir tek başına bu ihtiyacı karşılamakta yeterli olmadığından dışarıdan demir takviyesi gerekebilir. Genç kızlık döneminde de yine hızlı büyüme ve aylık adet kanamaları nedeniyle demire olan gereksinim fazladır. Kronik alkol kullanımı, ağrı kesici ilaçların sürekli kullanılması ve düzensiz beslenme de kansızlık riskini artırır. Düşük sosyo- ekonomik düzeyde olanlar, vejetaryenler (et yemeden besleneler), ülser, paraziter hastalık vb. gibi kronik hastalıkları olanlarda kansızlık sıkça görülür.
“KANSIZLIĞIN (DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİ) NEDENLERİ NELERDİR?
Uzm. Dr. İrfan Aydın şunları söyledi: “ “Erişkin bir erkek ve postmenapozal dönemdeki kadınlarda demir eksikliğinin en önemli sebebini mide bağırsak kanamaları (gastrointestinal sistem) kanamaları oluşturur. PeptikÜlser, gastrithiatalherni , divertikülve polipler, inflamatuvar barsak hastalıkları, mide bağırsak kanserleri, paraziter hastalıklar , aspirin ve romatizmal ağrı kesici ilaçlar kullanılması bu sistemden kan kayıplarının en sık nedenleridir.  Dışkıda gizli kanın ve öyküde siyah renkte dışkılama yokluğunda bile mide bağırsak sisteminin incelenmesinin zorunluluğu vardır. Sıklıkla bu klinik tabloya sahip olan sağ kalın bağırsak tümörleri ile bağırsağın diğer gizli kanserlerinin ilk bulgusu demir eksikliği anemisi olabilir. Yetersiz demir alınması; normal beslenme sırasında gıdalar yoluyla alınan demirin yetersizliğinde görülür. Sosyo-ekonomik düzeyi düşük toplumlarda, beslenme alışkanlıkları yanlış olan insanlarda daha sık görülmektedir. Bebeklerde; ek besinlere geç başlama, anne sütü yerine inek sütüyle beslenme kansızlığa neden olabilir.
6 ve 24’NCÜ AYLARDA SIKLIKLA YAŞANIR
Özellikle 6-24. aylar arasında sıktır. Erişkinlerde ise vejetaryenlik, yanlış uygulanan zayıflama rejimleri ve yeme bozuklukları da kansızlığa neden olabilir. Ayrıca adet kanamasının fazlalığı da kansızlığa yol açabilir. Doğumla ilgili nedenler; sık doğumlar, çoğul gebelikler, annenin 2 yıldan sık aralıklarla veya 4’ten fazla sayıda doğum yapması gibi durumlar kansızlığa neden olabilir.
Demir gereksinimi arttığı durumlar; ülser kanamaları, kadınlarda adet kanamaları gibi kan kayıpları, parazit enfeksiyonları, özellikle bebeklerin ilk yaşı ve ergenlik dönemi gibi hızlı büyüme dönemlerinde vücudun demire olan ihtiyacı artar ve artan bu ihtiyacın tek başına besinlerden karşılanamadığı durumlarda kansızlık görülebilir. Demir emiliminin bozulduğu durumlar; uzun süren ishaller, kronik enfeksiyonlar, sindirim sisteminde bozukluklar vücuda alınan demirin emilimini bozarak kansızlığa neden olabilir. Kurşun zehirlenmesi; özellikle yoğun araç trafiğinin yaşandığı kent merkezleri başta olmak üzere akaryakıttaki kurşunun havaya karışması ile oluşan kurşun zehirlenmeleri de kansızlığa neden olabilmektedir.
KANSIZLIĞIN BELİRTİLERİ
Yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, çabuk yorulma, çalışma kapasitesinde azalma, sık hastalanma, iştahsızlık, bulantı, ciltte, göz kapaklarının iç kısmında ve avuçta solukluk, çarpıntı ve nefes darlığı, daha fazla üşüme, konsantrasyon bozukluğu.



KANSIZLIĞIN YOL AÇTIĞI SORUNLAR
Kansızlık, tedavi yapılmadığında ya da geciktirildiğinde önemli sonuçlara neden olabilir.
Gebelerde; bebek ölümleri artabilir, düşük kilolu bebek doğurma riski artar, erken doğum riski artar, vücut direnci düşer ve hastalıklar daha sık görülür. Doğum sonrası lohusalık dönemi problemleri artar, doğumda kan verilmesi (transfüzyon) gerekebilir. Bebek ve Çocuklarda; büyüme olumsuz etkilenir genelde yavaşlar, fiziksel aktivite azalır, hastalıklar daha sık görülür, algılama, öğrenme ve yorumlama fonksiyonları azalır, dikkat dağılması, yorgunluk ve ilgisizlik artar (okul başarısı düşer). Yetişkinlerde; sürekli yorgunluk hissi vardır, halsizlik oluşur, iş gücü azalır, hastalıklar daha sık görülür.
KANSIZLIK NASIL ANLAŞILIR?
Hekim muayenesi ile birlikte yapılacak basit bir kan sayımı ile kansızlık tanısı konulabilir. Tam kan sayımında düşük hematokrit ve hemoglobin değerleri kansızlık göstergesidir.
NASIL TEDAVİ EDİLEBİLİR?
Kansızlık tedavisinde uygun demir ilaçlarının hekiminizin önerdiği doz ve sürede kullanılması yeterlidir. Ancak kansızlık tedavilerinin en az üç ay sürmesi gerektiği düşünüldüğünde tadı hoş, alımı kolay ve mide şikâyetlerine yol açmayan bir demir ürününün seçilmesi önemlidir. Seçilecek ilacın emiliminin yiyeceklerden etkilenmemesi de ayrıca dikkat edilmesi gereken bir husustur. İlaç tedavisi yanında demir açısından zengin besinler tercih edilmelidir.
“HAYVANSAL GIDALAR EN ZENGİN DEMİR KAYNAĞIDIR”
Hayvansal gıdalardan kırmızı sakatat en zengin demir kaynağıdır. Diğer yararlı gıdalar ise; kırmızı et, tavuk, yumurta, kabuklu deniz mahsulleri ve balıktır (en zengini somon). Bitkilerden ise buğday, darı ve yulaf taneli olduğunda demirden daha zengin durumdadır. Diğer pek çok vitamin ve mineral gibi demirde özellikle tahıl tanelerinin dış kısmında bulunur; örneğin buğday öğütülürken içerdiği demirin%75’i kepeğinde kalır, yani buğday unu tane buğdaya göre ancak%25 demir içerir. Demir tencere ve demir mutfak aletleri besinlere demir katma açısından etkilidir. Ispanağın, demir içeriği açısından zengin olarak bilinmesine karşın bu bilgi tam doğru değildir, zira içerdiği bazı maddeler nedeniyle ıspanak, kara lahana gibi birçok sebzenin yapısında bulunan demirin vücuda sanıldığı kadar bir faydası olmamaktadır. Kuru üzüm, kuru kayısı, kuru erik, badem, fıstık, ceviz gibi kuruyemişler ile çekirdekler demir yönünden çok zengin olmamakla beraber yeterli düzeyde demir içerirler. 1 çorba kaşığı pekmezde yaklaşık 3 mg demir bulunur. Günde bir bardak portakal suyunun içilmesi bitkilerden alınan demirin emilimini bir kat artırırken, çay ve kahve tüketimi demir emilimini %75 oranında azaltmaktadır.
BAĞIRSAKLARDAN DEMİRİN EMİLİMİNİ ARTIRAN DURUMLAR
Büyüme dönemi, gebelik, emzirme, kanama gibi demire olan gereksinimin artması. Midedeki asit salgısının artması. C vitamini varlığı. Vücuttaki demirin normal düzeyden düşük olması.  Kırmızı et yenilmesi. Proteinden zengin gıdalarla beslenme. Narenciye ve yeşil sebzeler tüketilmesi.
BAĞIRSAKLARDAN DEMİR EMİLİMİNİ AZALTAN DURUMLAR;
Midedeki asit salgısının azalması. Antiasit ilaç kullanımı. Hububattaki fitat maddesi. Yeşil yapraklı sebzelerde oksalat bulunması. Soya proteini. Çay ve kahve içilmesi. Barsak hareketlerinin hızlanması.
GEBELERDE VE YETİŞKİNLERDE KANSIZLIĞI ÖNLEME YOLLARI
Demir içeriği yüksek olan gıdalar; kırmızı et, tavuk, balık, kepekli ekmek veya vitaminle zenginleştirilmiş ekmek ve tahıl (pirinç, mısır, buğday) sıklıkla tüketilmelidir. Yemeklerde çay ve kahveden kaçınılmalıdır, çünkü bu gıdalar demiri bağlayıp bağırsaklardan emilimini azaltan maddelerdir.  Yüksek miktarda kalsiyum ve magnezyumda demir emilimini azaltacağı için kullanacağınız demir ilacı ile beraber kalsiyum veya magnezyum ilaç alınmaması gerekmektedir.  Midede gaz, şişkinlik, yanma gibi şikâyetler nedeniyle antiasit denilen çiğneme tableti ve şuruplarının ve ayrıca içerisinde yine demir emilimini etkileyen maddeler bulunan maden sularının sık olarak içilmesi demirin emiliminin azalmasına yol açar. Gebelik sırasında kan hacminin%50 arttığı göz önünde bulundurulursa düzenli demir alımının ne derece önemli olduğu anlaşılır. Anne adaylarının gebeliğin 4. ayından başlayarak düzenli olarak dışarıdan ek demir tedavisi alması gerekmektedir. Artan demir ihtiyacını karşılamak için demir içeren besinlerin tüketimini de bir yol olabilir. Ancak tüm bu demir ihtiyacının besinlerden karşılanabilmesi için alınması gerekli besin miktarı normalden çok daha fazla kalori içerdiğinden uygun bir beslenme biçimi değildir.
DEMİRİN DOĞAL KAYNAKLARI
Demir hayvansal yiyeceklerde daha fazladır. Bitkilerden genel olarak demir gereksinmesinin karşılanmasını beklemek doğu değildir. Vitamin yönünden zengin olmalarına karşın bitkiler demir için iyi bir kaynak olamazlar.”

Kaynak: Çerkezköy Bakış
Yorumlar (0)
Namaz Vakti 29 Mayıs 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31